Her şey 89 yılının o soğuk kış gününde babam ile kiraladığımız VHS kasetler ve o kasetlerin içindeki filmlerden biri olan Evil Dead ile başladı benim için.
Küçüktüm ve sinemayla o yaşta olabildiğince ilgiliydim fakat bu izlediğim bambaşka bir işti.
Görünüşte standart bir korku filmi gibi başlasa da film ilerledikçe gördüğüm ve görebileceğim en farklı işlerden biri hâline geliyordu.
Babamın filmin akışında tüm gördüklerimin makyaj ve boya olduğunu söylediğini hatırlıyorum. Bu, aynı zamanda bende filmlere karşı bir sanat eseri, bir gösteri gibi bakmama sebebiyet veren bir durum oluşturdu. Artık sinema benim için sadece film izlemek değildi; bakış açısı geliştirmekti.
Evil Dead öyle bir konuya, çekim tekniğine, sinematografiye, görsel efektlere sahipti ki çok etkilenmiştim. Orman içinde, onlarca yıldır gidilmeyen bir eve giden gençler, okunmaması gereken ve insan derisine yazılmış büyü kitabı Necronomicon Ex-Mortis, sırayla ölen kurbanlar ve bunları gerçekleştiren karanlık bir güç. Film, sinema tarihinin tüm klişelerinin kitabını yazıyordu sonraki seneler için. Çok farklı bir işti. Özellikle ağır makyaj altında ve “kötü” görünümlü kız arkadaşlarını kilere kilitledikleri sahneler uzun yıllar kâbuslarımın baş köşesine oturdu.
Necronomicon Ex-Mortis’e ayrı bir parantez açmam gerekirse; kitap karanlık güçler tarafından insan derisine kanla yazılmış, sesli okunduğunda en kötü iblisleri, varlıkları uyandırıp musallat edebilecek bir yazıttı. Toplumdan olabildiğince gizleniyordu ama bir şekilde ortaya çıkmayı biliyor ve amacına ulaşıyordu. Kitap daha sonra birçok filme de konu olup kült bir obje hâline geldi.
Filme dönecek olursam; biraz araştırma yaptıktan sonra öğrendim ki Evil Dead, filmin yönetmeni Sam Raimi’nin öğrencilik işiydi. Daha da katlanmıştı filme olan saygım, inanılmaz bir işti. O döneme göre imkânsız sayılacak çekim açıları Sam Raimi için çok kolaydı ve üstesinden gelmişti. Öğrenci olması ve bu işi iyi yapması potansiyelini gösteriyordu ki ilerleyen yıllarda Evil Dead 2-3, Örümcek Adam 1-2-3 ve son dönemde Marvel Evreni’nde Doktor Strange: Çoklu Evren Çılgınlığında gibi filmler ile rüştünü kanıtladı.
Şimdilerde Evil Dead’in yeni nesil serileri yazılmaya ve gösterime girmeye devam ediyor. Son olarak 2026 yapımı olan “Evil Dead Burn” seyirci ile buluştu. Ben de sinemada izledim ve gördüm ki korku sineması ölmemiş. Hâlen umut vadeden filmler çıkabiliyor ve zorlama olmadan sizi korkutabiliyor. Eğer türü seviyorsanız mutlaka izleyin. Film sağlam bir korku filmi. Zorlayacak sahneler barındırdığını da eklemeliyim.
Son söz olarak kendimden bir şeyler eklemek istersem, Sam Raimi 89 yılının kışında Evil Dead ile hayatıma girdi ve sinemanın sadece film demek olmadığını bana kanıtladı. Şimdiki çevrimiçi satın alma özellikli platformlar yerine o zamanki kiralanan kaset sistemini özlemiş olsam da sanırım yapabileceğim tek şey kafamı yastığa koymak. Ve o günlerin paha biçilmez olduğunu düşünmek olacak.