Türk Dünyası

Prof. Dr. Bayram Durbilmez Azerbaycan'da Dizi Konferanslar ve Seminer Verdi

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bayram Durbilmez, Bakü Devlet Üniversitesi öğrencilerine “Türk Dünyasında Ortak Kültür ve Sanat Zenginliklerimiz”, Hazar Üniversitesi öğrencilerine “Türk Kültür Coğrafyasında Edep ve Edebiyat” konulu konferanslar verdi.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bayram Durbilmez, Bakü Devlet Üniversitesi öğrencilerine “Türk Dünyasında Ortak Kültür ve Sanat Zenginliklerimiz”, Hazar Üniversitesi öğrencilerine “Türk Kültür Coğrafyasında Edep ve Edebiyat” konulu konferanslar verdi. Bu üniversitelerin Yunus Emre Enstitüsü Bakü Temsilciliği ile birlikte düzenledikleri dizi konferanslarda büyük ilgi gören Prof. Dr. Durbilmez, Azerbaycan’da görev yapan Halk Bilimi ve Halk Edebiyatı araştırmacılarına da yeni bakış açıları sunan bir seminer verdi.

Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Folklor Enstitüsü ve Bakü Yunus Emre Enstitüsü işbirliğiyle hibrit formatta düzenlenen “Türkoloji folklorşünaslıq: nəzəri konteksti, praktik yönləri və təhlil perspektivləri” (= Türkoloji Açısından Halk Bilimi: İlmî- Nazarî Bağlamı, Uygulamaları ve Tahlil Bakış Açıları) konulu seminere Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Folklor Enstitüsünün ilmî şura üyeleri, Yunus Emre Enstitüsü Bakü Temsilcisi Gökhan Seyhan ve Azerbaycan üniversitelerinde görev yapan halkbilimciler katıldı.

Folklor Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Hikmet Quliyev’in selamlama konuşmasından sonra Prof. Dr. Bayram Durbilmez’in çalışmaları hakkında bilgi vererek Türk Dünyası halk bilimi alanında teorik ve pratik çalışmaların önemini vurguladı.

Yunus Emre Enstitüsü Bakü Temsilcisi Gökhan Seyhan da Azerbaycan Bilimler Akademisi ile ortak çalışmalara önem verdiklerini ve Türkiye ile Azerbaycan arasında mevcut bağları kuvvetlendirecek her türlü bilim, kültür ve sanat faaliyetini desteklediklerini belirtti.

Folklor Araştırmaları Kurumu- Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü (2003), Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı’nın 50. Yıldönümü Şeref Madalyası (2009), Dede Korkut Başarı Ödülü (2018), Karacaoğlan Hizmet Ödülü (2019), Bilge Tonyukuk Türk Eğitimine Hizmet Ödülü (2020), Türk Dünyası Âşık Edebiyatına Hizmet Ödülü (2022), ıfWT Türk Dünyasına Hizmet Ödülü (2024) , vd. gibi onlarca ödülün sahibi olarak tanınan Prof. Dr. Bayram Durbilmez’in verdiği seminer Azerbaycan bilim çevrelerinde geniş yankılar uyandırdı.

“BİLİM ALANINDA DA YENİLENMEYEN YENİLİR”

Prof. Dr. Durbilmez, halk bilimi ve halk edebiyatının asıl nazari çevrelerini ve çağdaş dönemdeki gelişmeleri anlatarak halk biliminin yalnız bir halkın kültür mirası olarak kalmadığını, aksine, çeşitli medeniyetler arasında yakınlıklar oluşturan global bir fenomene dönüştüğünü vurguladı. Özellikle Türk Dünyası ile ilgili halk bilimi ve edebiyat ilişkilerinin zenginliğini, bu ilişkilerin Türkoloji alanındaki halk bilimi incelemeleriyle nasıl şekillendiğini örneklerle anlattı. Halk biliminin evrensel bakış açılarına değinerek bu alanın medeniyetlerarası ilişkilerdeki işlevlerinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

Halk biliminin hem bilimsel hem de uygulama alanlarının birbiri ile sıkıca bağlı olarak gelişmesinin önemini vurgulayan Durbilmez, halk bilimini yalnızca sözlü edebiyat veya kültürel miras olarak değil, halkın hayat tarzının, sosyal sistemler bütünün ve sözlü tarih belleğinin bir hissesi olarak da değerlendirdi.

“Halk bilimi ve halk edebiyatı araştırmaları günümüzde daha çok kültür araştırmaları olarak bilinmektedir.” diyen Prof. Dr. Bayram Durbilmez, halk biliminin yaşayan kültür mirası olarak da ele alındığını söyledi. Prof. Dr. Durbilmez, halk bilimi ve halk edebiyatı kapsamında değerlendirilen ürünlerin yöreden ülke geneline, ülkeden Türk Dünyası kültürünü ve Türk kültür coğrafyasını içine alan bölge kültürüne, bölge kültüründen de tarihî, coğrafî, kültürel ve ekonomik ilişkilerde bulunulan ülkeler yoluyla küre kültürüne doğru doğal yayılma alanları olduğunu anlattı. Doğal yayılma alanları içinde sözlü kültürün önemli bir yeri olduğunu belirten araştırmacı, sözlü iletişim yoluyla oluşan doğal benimsenme ve yayılma sürecinin mitolojik dönemden günümüze kadar uzun bir zaman diliminde gerçekleştiğini belirtti.

Yazının, matbaanın ve teknolojinin icadından sonra hızlanan bu sürecin günümüzde uydu yayınları olan radyo ve televizyon programları, internet, facebook, instagram, whatsap gibi sosyal iletişim siteleri yoluyla daha da kısa bir zamanda gerçekleşme olanağı bulduğunu ifade etti. Netlore, netnografi, digital folklore gibi kavramların kullanılmasına ve sanal alan araştırmalarının yapılmasına yol açan gelişmelerin halk bilimi ve halk edebiyatı araştırmacılarının çalışma alanlarını genişlettiğini anlatan Durbilmez, yeni çalışma alanlarında yeni araştırma ve inceleme yöntemlerine, yeni kuramlara ihtiyaç duyulduğuna değindi. Metin merkezli çalışmalar yanında bağlam merkezli araştırmaların da yapılmasının zorunlu olduğunu örneklerle anlatan Durbilmez, halk bilimi ve halk edebiyatı ürünlerinin yaratıldığı ve yaşatıldığı yeni iletişim alanlarını da içine alan yeni araştırmaların karşılaştırmalı olarak yapılmasının önemine işaret etti.

“Her konuda olduğu gibi bilim alanında da yenilenmeyen yenilir” diyen Durbilmez, dünyadaki bilimsel gelişmeleri ve araştırma yöntemlerini öğrenip uygulamakla kalınmaması gerektiğini, Türk Dünyasındaki halkbilimcilerin yeni bakış açıları ortaya koymak ve halkbilimi alanında dünyaya örnek olmak zorunda olduğunu söyledi.

Özbekistan’ın Semerkant şehrinde yapılan 43. UNESCO Genel Konferansında alınan kararla 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü ilan edilmesinin önemini vurgulayan Durbilmez, 2026 yılının da Birinci Türkoloji Kongresinin 100. Yıldönümü olduğunu hatırlattı. 26 Şubat- 6 Mart 1926 tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Birinci Türkoloji Kongresinin 100. yıldönümünde Türk halk bilimi- Türkoloji ilişkilerini öne çıkaran bilimsel çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.

Büyük ilgiyle dinlenen seminerin sonunda Fuzuli Bayat, Ali Şamil, Safa Qarayev, Almaz Hüseynova, Elnare Emirli, İlhame Qesepova, Qumru Şehriyar gibi pek çok bilim insanı konuyla ilgili sorular sordular, katkı sağladılar.

Seminerin sonunda söz alan Folklor Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Hikmet Quliyev, seminerde dile getirilen konunun güncelliğine işaret ederek Türk Dünyası halk bilimi için ufuk açıcı çok önemli konulara değinen Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e teşekkür etti. Türkoloji Kurultayının 100. Yılına denk gelen 2026 yılında bu çalışmanın genişletilerek geniş katılımlı kongre ve sempozyumlar düzenlenmesinin önemini vurguladı. Bu konuda Türk Dünyası kültür mirasının öğrenilmesi ve tebliği alanında faaliyet gösteren Uluslararası Türk Akademisi, Türk Medeniyeti ve Mirası Fondu, UNESCO Millî Komisyonları, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla işbirliğine önem verdiklerini dile getirdi.

Seminerin sonunda Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Azerbaycan İlimler Akademisi Folklor Enstitüsü Teşekkürnamesi ve Plaket, ile yeni yayımlanan kitaplar armağan edildi.