Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 'Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz' dedi.
Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. 2018 yılından bu yana bitmeyen bir ekonomik kriz yaşandığını dile getiren Özel, 'O tarihten beri ağır bir enflasyonun, hayat pahalılığının yaşandığı, alım gücünün günden güne eridiği bir ülkedeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesi ile birlikte kararların tek elde toplandığı, denetimin zayıfladığı, keyfiliğin arttığı, kurumların ve kuralların hiçe sayıldığı, en önemli kurum olan, milletin eliyle oluşturduğu, onun adına denetleyen ve onun adına var olan Meclis'in dahi sesinin kısıldığı bir sürecin içinde büyük bir gerileme yaşadık. Hem demokratik hem de ekonomik olarak. Ardından pandemiye kırılgan bir ekonomiyle yakalanmanın ağır bedelini ödedik. Bakanlar değişti, Merkez Bankası'nın beş yılda bir değişecek, bağımsız olması gereken başkanları 'Laf - söz dinlemiyor' diye, 'Ben faiz düşür diyorum, faiz artırmak istiyor' diye, 'Ben miyim patron, o mu patron?' diye diye değiştirildiği kötü bir yönetim anlayışını yaşadık. Maalesef fatura hep milletimize kesildi' diye konuştu.
'Yargıya güven düştükçe yatırım ortamı tamamen bozuldu'
Hukuksuzluk, adaletsizlik, siyasi operasyonlar ile Türk ekonomisinin bütününe güvenin günden güne azaltıldığını ifade eden Özel, 'Yabancı yatırımcı gelmedi, gelmiş olan çıktı. Türkiye'deki yerleşik olanlar bile bir yolunu buldular, paralarını dışarı çıkarmaya başladılar. Yargıya güven düştükçe yatırım ortamı tamamen bozuldu. Dünya devleri Türkiye'de yatırım yapmaya hazırlanırken yatırımlarını Balkanlara, başka ülkelere kaydırdılar. Doğrudan yatırım neredeyse sıfırlandı. Sadece Türkiye'ye paradan para kazanmak için gelenler ve parasını kazanınca çekip gidenler musallat olmaya başladı. Son olarak da 19 Mart 2025'te yapılan sivil darbe, ekonomimize en ağır hasar verdi. 60 milyar dolar rezervimiz satıldı, borsamız çöktü ve yabancı yatırımcının derinliği olanları tamamen ülkeyi terk etti. Hem milletin huzurunu bozdular, hem de ekmeğini küçülttüler' ifadelerini kullandı.
'Dünyada, pandemiden bugüne gıda enflasyonu yüzde 45, Türkiye'de ise yüzde 850 artmış'
Türkiye'nin yüksek gıda enflasyonunda dünyada üçüncü sırada olduğunu söyleyen Özel, 'Geçen gün Sayın Babacan'ı ziyaret ettim. Çıkışta gıda enflasyonu ile ilgili konuşurken, pek çok değerle, karşılaştırmayla söylüyoruz. O da bir başka bilgiyi hatırlattı hepimize. Diyor ki Sayın Babacan, 'Pandemi oldu. Dünyada gıda enflasyonu oldu. Dünya, gıda enflasyonu gerçeği ile tanıştı gerçekten' diyor. Pandemiden bugüne dünyadaki gıda enflasyonu ortalaması yüzde 45. Türkiye'de pandemiden bugüne gıda enflasyonu ortalaması yüzde 850. Yani birileri dönüp dönüp 'Ya gıda enflasyonu tüm dünyada var.' Evet var. Pandemiden bugüne 5 yılda yüzde 45 artmış. Yüzde 9. Türkiye'de yüzde 850 artmış. Tek sebebi kötü yönetim. İşin kötüsü Balkanlar'ın ve Ortadoğu'nun tarım ambarı olan, dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olurken, dünyada İran ki savaşta, Güney Sudan iç savaşta. Yani bir yerde iç savaş olan bir ülke, bir yerde savaşta olan bir ülkeden sonra gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülke Türkiye. Dünya haritasını düşünün, 200'ün üzerindeki ülkeyi düşünün. Adını bildiğiniz, bilmediğiniz bütün ülkeleri düşünün, o sıralamada en kötü yerdeyiz. Sondan üçüncü noktadayız. Yani Zimbabve geliyor akla ama onun durumu bizden iyi. Küba, bizden iyi. Libya bizden iyi. Hangi ülke, Brezilya, Arjantin, geçmişte sorunları olan ekonomide. Hepsi bizden iyi. İran ile Güney Sudan dışında gıda enflasyonu bizden yüksek bir ülke yok' şeklinde konuştu.
'Siyasi Ahlak Yasası'nı getireceğiz'
Konuşmasının devamında siyasetin finansmanının şeffaf olması gerektiğinin altını çizen Özel, 'Belediye meclis üyeleri, belediye başkanları, milletvekilleri, parti yöneticileri, bakanlar, Cumhurbaşkanı ve bu siyasilerin temas halinde olduğu ya da üst noktalarda olan tüm bürokrasinin malını, mülkünü açıkça bildirmesini nasıl edindiğini izah etmesini, siyasetin finansmanının şeffaf olmasını söylüyoruz. Vallahi 12 Genel Başkanla görüştüm, Siyasi Ahlak Yasası deyince hiç yutkunan olmadı. Hiçbirisi benden de geri durmadı. Madem ki böyle bir mutabakat vardır, partilerle çalışacağız, grubumuzla çalışacağız, Türkiye'nin önüne bu tartışmaların tamamını bitirecek, özgüveni yüksek kim siyasette zenginleşmiş, kim siyaseti tertemiz yapmış, bundan sonrasına da kimin taahhüdü temiz siyasetmiş ortaya koyacak bir Siyasi Ahlak Yasası'nı getireceğiz. Yutkunanlara, yutkunanların partisi Adalet ve Kalkınma Partisi'ne hodri meydan bakalım' dedi.
'Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz'
Siyasetteki ara seçim tartışmaları hakkında değerlendirmede bulunan Özel, 'CHP bu seçimi kendi için değil, millet için istiyor. Açık açık söylüyoruz. Bu seçimde birinci parti çıkma hevesiyle değil; bu milletin sesini duyurma, erken seçim için ara seçimde bu milletin gerçek duygularını, gerçek beklentisini duyurmak için istiyoruz. Bu konuda gittiğimiz Genel Başkanlarımızın tamamı Anayasaya uygun, Anayasa'nın olmazsa olmaz şartı olduğunu, seçime hazır olduklarını, seçimin gelmesi gerektiğini net bir şekilde ifade ettiler. Karşımızda bulunan ara seçim 1960'tan beri yapılan; Demirel'in, Ecevit'in, Erbakan'ın, Türkeş'in, Özal'ın, İnönü'nün kaçmadığı bir erken seçimden kaçmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Eskiden bu Meclis'te ara denetim imkanları vardı. Gensoru vermek; bakana ya da hükümete karşı. O gensoruyla güvensizlik oyu talep etmek ve bunun sonucunda yeniden bir seçimi getirmek için bir mücadele vardı. Bu imkanları aldılar. 'Sen bir kez oy vereceksen, sonra kenara çekileceksin' diyenlere karşı Anayasaya 78 açıktır. Ancak parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanlar şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz' ifadelerini kullandı.