Ne Dedi Ne Yaptı Verileri: Neyi Söylüyor, Neyi Söylemiyor?
Sosyal medyada ortaya çıkan ve belediye başkanlarının seçim öncesinde verdikleri vaatleri takip ederek kamuoyu ile paylaşan "Ne Dedi Ne Yaptı" platformunun verileri, son günlerde başta yerel medya olmak üzere birçok basın kuruluşunun haberlerine ve sosyal medya paylaşımlarına konu oldu. Ankara'dan İstanbul'a kadar çok sayıda belediyeyi kapsayan çalışmada, seçim döneminde verilen sözlerin ne kadarının hayata geçirildiği çeşitli oranlarla kamuoyuna sunuldu.
Özellikle bazı ilçelerin üst sıralarda yer almasıyla birlikte, söz konusu veriler üzerinden "en başarılı belediye başkanı", "Ankara'nın en iyi ilçesi" ya da "en çalışkan belediye" gibi yorumların yapıldığı görüldü. Oysa bu tür çalışmaların ortaya koyduğu verilerin doğru okunması ve doğru yorumlanması, kamuoyunun sağlıklı bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, "Ne Dedi Ne Yaptı" benzeri platformların yaptığı çalışmalar demokratik denetim açısından önemli bir işlev görüyor. Çünkü seçim dönemlerinde verilen sözlerin önemli bir kısmı zaman içerisinde unutulabiliyor. Vatandaşların, seçilmiş yöneticilerin hangi vaatlerle göreve geldiğini hatırlaması ve bu vaatlerin ne ölçüde yerine getirildiğini takip edebilmesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik kültürünün güçlenmesine katkı sağlıyor. Bu yönüyle bakıldığında, ortaya konulan verilerin kamuoyu açısından kıymetli olduğu açıkça görülüyor.
Ancak bu verilerin tek başına bir "başarı sıralaması" olarak sunulması, eksik ve yanıltıcı sonuçlar doğurabiliyor. Çünkü söz konusu çalışma, belediyelerin genel performansını değil; seçim öncesinde açıklanan vaatlerin hangi oranda tamamlandığını ölçüyor.
Örneğin listede ilk sırada yer alan Haymana Belediyesi'nin 36 vaat üzerinden yüzde 88,9'luk bir tamamlama oranına ulaştığı görülüyor. Buna karşılık ikinci sıradaki Etimesgut Belediyesi'nin 81 vaat üzerinden yüzde 63'lük bir oran yakaladığı belirtiliyor. Yüzdelik oran açısından Haymana önde görünse de, toplam vaat sayısı ve bu vaatlerin kapsamı dikkate alındığında farklı değerlendirmeler yapılabilir. Etimesgut'un tamamladığı vaat sayısının mutlak olarak daha yüksek olması, verilerin yalnızca oranlar üzerinden okunmasının ne kadar yanıltıcı olabileceğini gösteriyor.
Aynı şekilde her vaadin niteliği ve etkisi de birbirinden farklıdır. Bir park düzenlemesi ile büyük bir altyapı yatırımı, bir sosyal etkinlik ile uzun vadeli ulaşım projeleri aynı ölçekte değerlendirilemez. Dolayısıyla tüm vaatleri eşit ağırlıkta kabul ederek yalnızca yüzdelik oranlar üzerinden kesin hükümler vermek, belediyelerin gerçek performansını tam olarak ortaya koymayacaktır.
Bir diğer önemli husus ise zaman faktörüdür. Belediye başkanları beş yıllığına seçilmektedir ve söz konusu çalışma görev sürelerinin ikinci yılında yapılan bir değerlendirmeyi yansıtmaktadır. Uzun soluklu ve yüksek maliyetli projelerin tamamlanması daha fazla zaman gerektirebilir. Bu nedenle bugün ortaya çıkan tablo, nihai bir karne olarak değerlendirilmemelidir.
Tam da bu noktada medyaya önemli bir sorumluluk düşüyor. Gazetecilik yalnızca veriyi paylaşmak değil, o verinin ne anlama geldiğini ve ne anlama gelmediğini de kamuoyuna doğru şekilde anlatabilmektir. "En başarılı belediye başkanı belli oldu" ya da "Ankara'nın en iyi belediyesi seçildi" şeklindeki başlıklar, çalışmanın kapsamını aşan yorumlar içerdiği için kamuoyunda yanlış algıların oluşmasına neden olabilir.
Gordion Haber olarak, seçim öncesi verilen vaatlerin takip edilmesini ve bu verilerin kamuoyu ile paylaşılmasını demokratik açıdan değerli buluyoruz. Ancak bu tür çalışmaların tek başına belediyelerin genel başarı düzeyini ortaya koyduğunu düşünmüyoruz. Vaat gerçekleştirme oranları; vatandaş memnuniyeti, mali disiplin, hizmet kalitesi, proje büyüklüğü, nüfus yoğunluğu ve yerel ihtiyaçlar gibi birçok farklı unsurla birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı sonuçlar ortaya çıkacaktır.
Sonuç olarak, bu tür araştırmalar belediyeleri "iyi" veya "kötü" ilan etmekten çok, seçmen ile seçilen arasında kurulan söz ilişkisinin hangi noktada bulunduğunu göstermesi açısından önem taşımaktadır. Sağlıklı bir demokratik kültür de tam olarak burada başlar: Verileri yok saymadan, ancak onları doğru okuyarak ve bağlamı içerisinde değerlendirerek.