<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gordion Haber</title>
    <link>https://www.gordionhaber.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gordionhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 22:06:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi, İran'ın Ankara Büyükelçisi Habibullahzadeh ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/bakan-ciftci-iranin-ankara-buyukelcisi-habibullahzadeh-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/bakan-ciftci-iranin-ankara-buyukelcisi-habibullahzadeh-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hassan Habibullahzadeh ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hassan Habibullahzadeh ile bir araya geldi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İran'ın Ankara Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, Büyükelçi Habibullahzadeh'in, İçişleri Bakanı Çiftçi'yi ziyaret ettiği, iki ülke arasındaki ilişkiler konusunda bir görüşme gerçekleştirildiği belirtildi. Bölgede yaşanan son gelişmelerin ve artan gerginliklerin de ele alındığı görüşmede tarafların barış, istikrar ve huzurun korunmasının önemine vurgu yaptığı kaydedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/bakan-ciftci-iranin-ankara-buyukelcisi-habibullahzadeh-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:45:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-ciftci-iranin-ankara-buyukelcisi-habibullahzadeh-ile-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="64860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Andican, Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/andican-turk-dunyasi-kultur-baskenti-olarak-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/andican-turk-dunyasi-kultur-baskenti-olarak-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilen Andican'ın tanıtım töreninde, kültürel mirasın korunması ve Türk dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi mesajı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilen Andican'ın tanıtım töreninde, kültürel mirasın korunması ve Türk dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi mesajı verildi. </p><p>'Türk Dünyası Kültür Başkenti Andican Tanıtım Töreni', TÜRKSOY'da düzenlendi. Törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İlhom Haydarov, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal katıldı. </p><p>Bakan Ersoy, Türk dünyasının birlik ve kültürel hafızasının korunmasının önemine dikkat çekerek, dijitalleşme ve sosyal medya içeriklerinin kültürel yozlaşma riski taşıdığını belirtti. Özellikle gençlerin bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Ersoy, bu süreçte TÜRKSOY'un önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti. </p><p>'TÜRKSOY, 33 yıldır nice başarılarla bu mücadeleyi sürdürmektedir' </p><p>Bakan Ersoy, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'TÜRKSOY; binlerce yıllık tarihimizin muazzam bilgi ve birikimini, bundan doğup şekillenen, gelişip zenginleşen kültürümüzü korumanın, yaşatmanın, dünyada hak ettiği saygın konuma ulaştırmanın iradesinden vücuda gelmiştir. 33 yıldır nice başarılarla bu mücadeleyi sürdürmektedir. Türk Dünyası Kültür Başkenti programına da bu pencereden bakmak, değerini ve önemini bu şekilde idrak etmek önemlidir. Zira bu program 14 yıldır Türk Dünyası'nın kültürel mirasını tanıtmak, şehirlerarasındaki kültürel ve sanatsal etkileşimi güçlendirmek amacıyla kararlılıkla yürütülmekte; atılan bu adımlarla ortak değerlerimizin uluslararası düzeyde görünürlüğü artırılmaktadır. Bu yönüyle program, kültürel diplomasi alanında da stratejik bir rol üstlenmektedir. Astana'dan başlayan bu silsile Türk dünyasının 13 şehrinde kültür köprüleri kurulmasına, değerlerimizin anlatılması ve anlaşılmasına hizmet etmiş; şimdi bu sancak Andican'a teslim edilmiştir. Andican, Türkistan'ın kalbinde yer alan; ilmin, sanatın ve devlet geleneğinin asırlar boyunca şekillendiği istisnai bir merkezdir. Bu kadim şehrimiz, büyük devlet adamı ve düşünür Zahirüddin Muhammed Babür'ün doğduğu yer olarak Türk ve dünya tarihine adını silinmez izlerle kaydetmiştir.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Birleşme zamanı gelmiştir. Artık Türkistan'ın bahçeleri süslensin' </p><p>Andican'ın, Türk Dünyası'nın fikri uyanışına yön veren önemli isimleri yetiştirdiğini belirten Ersoy, 'Andican doğumlu büyük şair ve düşünür Abdülhamid Süleymanoğlu, İsmail Bey Gaspıralı'nın Cedidçi fikirlerinden ilham alarak Türk Dünyası'nda birlik, uyanış ve ortak dil bilincinin güçlenmesine önemli katkılar sunmuştur. Sovyet hapishanelerinde gördüğü sonu gelmez işkencelere rağmen yılmadan, baş eğmeden yaptığı bu katkı öylesine büyük ve derindir ki 1938'de şehit edilmesinin ardından, mahlası olan Çolpan adıyla artık ölümsüzleşmiş; Türk dünyasının birlik ve beraberliği yoluna baş koyanların Çoban Yıldızı olarak yönümüzü belirleyen millî rehberlerimiz arasında yerini almıştır. Unutulmamış, unutturulamamıştır. Onun dizelerine nakşettiği; 'Birleşme zamanı gelmiştir. Artık Türkistan'ın bahçeleri süslensin' çağrısı, geçmişten bugüne uzanan bir idealin; dilde, fikirde ve işte birlik anlayışının güçlü bir tezahürüdür. Bugün Türk Dünyası olarak attığımız her adımda bu fikri mirasın izlerini görmek mümkündür' şeklinde konuştu. </p><p>Bakan Ersoy, Andican'da yürütülen çalışmaların, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev'in liderliğinde ilerleyen reform süreciyle birlikte tarihi miras ile modern kalkınmayı bir araya getirdiğini belirterek, bu yaklaşımın Türk dünyasının ortak geleceği açısından önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti. </p><p>Türkiye'nin Türk dünyasının her alanda bütünleşmesini stratejik öncelik olarak gördüğünü vurgulayan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu yöndeki politikaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ve kardeş ülkelerin attığı adımların desteklendiğini dile getirdi. </p><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu ise konuşmasında iki önemli anma gününe dikkati çekti. Özbekistan'da nisan ayının, Emir Timur'un doğumunun 690'uncu yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliklerle ayrı bir anlam kazandığını belirten Zorlu, bu kapsamda Emir Timur'u daha iyi anlamak amacıyla Ankara'da bir organizasyon gerçekleştirmeyi planladıklarını açıkladı. Ayrıca, Ziya Gökalp'in doğumunun 150'nci yıl dönümü dolayısıyla bu yılın 'Ziya Gökalp Yılı' ilan edildiğini hatırlatarak, tarihi şahsiyetlerin ve ortak değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının Türk dünyası arasındaki bağları daha da güçlendireceğini vurguladı. </p><p>'Türkiye'de Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Resmi Devlet Başkanları Zirvesi'ni gerçekleştirmeyi planlıyoruz' </p><p>Bugün Türkiye ve Özbekistan arasındaki ilişkilerin üst seviyede sürmeye devam ettiğini belirten Zorlu, 'Dış ticaret hacmimiz 3 milyar doları aşmış ancak liderlerimizin 5 milyar dolarlık ticaret hedefi reel bir anlamda karşımızda durmakta ulaşılabilir bir hedef olarak her sahada bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. İnşallah Mayıs ayının 15'inde Kazakistan'ın Türkistan şehrinde Türk Devletleri Teşkilatı Gayri Resmi Devlet Başkanları Zirvesi gerçekleşecek. Orada Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere devlet başkanlarımız bir araya gelecekler. Yapay zeka ve dijital kalkınma başlığıyla bu zirve gerçekleşecek. Ardından da Türkiye'de Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Resmi Devlet Başkanları Zirvesi'ni gerçekleştirmeyi planlıyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Program, hediye takdimlerinin ardından fotoğraf çekimi ile sonlandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür Sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/andican-turk-dunyasi-kultur-baskenti-olarak-tanitildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:10:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/andican-turk-dunyasi-kultur-baskenti-olarak-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="17392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: 'Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-ne-yazik-ki-okullarimizda-siddet-olaylari-sona-ermemekte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-ne-yazik-ki-okullarimizda-siddet-olaylari-sona-ermemekte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, 'Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, 'Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir' dedi. </p><p>Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 16 yaşındaki okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen Ö.K. tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullarda şiddet olaylarının son bulmadığını ve giderek artmaya devam ettiğini kaydetti. Okullarda, güven ve huzurun bir an önce sağlanması gerektiğini belirten Geylan, okulların şiddet olaylarıyla anılmasının Türkiye'nin geleceğini doğrudan tehdit ettiğini dile getirdi. </p><p>'Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte' </p><p>Geçtiğimiz günlerde öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik'in ardından şiddet olaylarının azalmasında hiçbir ilerleme kaydedilmediğini belirten Geylan, 'Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, öğretmen ve öğrencilerimizin de aralarında bulunduğu 16 vatandaşımızın yaralanmış olması hepimizi derinden sarsmıştır. Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaralanan eğitimcilerimize ve öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin katledilmesinin ardından çok kısa bir süre içinde yaşanan bu elim olay, eğitim camiamızda zaten var olan endişeyi daha da artırmış, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir. Adeta ABD'de ve farklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir tablonun ülkemizde de görülmesi çok ürkütücüdür. Bu durum, eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır' diye konuştu. </p><p>'Okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'deki okullara kamera sistemlerinin getirilmesini ve her okula kolluk desteği sağlanmasının önem arz ettiğini ifade eden Geylan, 'Okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan; eğitimcilerimizin huzur ve güven içinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır. Ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur. Bu noktada şiddetin önlenmesine yönelik güvenlik tedbirlerinin eksiksiz biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli şekilde yapılması ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü biçimde desteklenmesi hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda okullardaki disiplin yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmeli, öğretmenin etkisi ve eğitim sürecindeki rolü güçlendirilmelidir. Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalı; okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri etkin hale getirilmelidir. Bu tedbirler alınmış olsaydı bugün Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybetmeyecek, Siverek'te yaşadığımız elim hadiseyle karşı karşıya gelmeyecektik' şeklinde konuştu. </p><p>'Okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır' </p><p>Bu tedbirlerin en başında şiddet konusunda yasal düzenlemelerin getirilmesi olduğunu vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'Bununla birlikte okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki öğrencilerin psikolojik gelişimleri ve sosyal ilişkileri, sorunların erken tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu noktada en önemli tedbirlerin başında yasal düzenlemeler gelmektedir. Türk Eğitim-Sen olarak, okullarda şiddetin önlenmesine yönelik 2019 ve 2023 yıllarında iki kez kanun teklifi hazırlayarak, milletvekilleri aracılığıyla TBMM'ye ilettik. Bunun yanı sıra, caydırıcı tedbirlerin alınması amacıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda düzenleme yapılması için yoğun girişimlerde bulunduk ve bu sürecin hayata geçirilmesini sağladık. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdik, iş bırakma eylemleri gerçekleştirdik ve çok sayıda basın açıklaması düzenledik. Ancak bugün gelinen noktada, şiddete yönelik alınan tedbirlerin ve mevcut yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Eğitim kurumlarımızda görev yapan her bir öğretmenimizin, eğitim çalışanımızın ve eğitim gören her öğrencimizin hayatı ve güvenliği en kıymetli öncelik olmalıdır. Bu nedenle okulların güvenliğinin sağlanması, şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesi bir zorunluluktur. Öte yandan ülkemizde eğitim kurumlarında şiddete karşı kapsamlı bir 'Güvenlik Zirvesi' düzenlenerek, konuyla ilgili tüm kurum, kuruluş ve paydaşların bir araya gelmesi sağlanmalı; zirvede sorun tüm yönleriyle etraflıca ele alınmalı, adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır. Öğretmenlik Meslek Kanunu ile artırılan cezaların etkin ve tavizsiz bir şekilde uygulanması sağlanmalı; bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddeti önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki, eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Şayet onları şiddet sarmalından uzak tutamazsak, okullarımız güvenli alanlar olmaktan çıkar ve adeta Teksas'a döner; böylece geleceğimiz de ciddi şekilde tehdit altına girer. Öğretmenler ve öğrenciler, okullarında kendilerini güvende hissetmeli; eğitim kurumlarında huzur içinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürebilmelidir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Eğitim</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-ne-yazik-ki-okullarimizda-siddet-olaylari-sona-ermemekte</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:01:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-ne-yazik-ki-okullarimizda-siddet-olaylari-sona-ermemekte.jpg" type="image/jpeg" length="76490"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: 'İstikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği ekolojik beka meselesidir']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/bakan-kurum-istikrarsizlik-sureci-ve-iklim-degisikligi-ekolojik-beka-meselesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/bakan-kurum-istikrarsizlik-sureci-ve-iklim-degisikligi-ekolojik-beka-meselesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bölgede yaşanan savaşların enerji krizini tetiklediğini belirterek, 'İstikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği ekolojik beka meselesidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bölgede yaşanan savaşların enerji krizini tetiklediğini belirterek, 'İstikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği ekolojik beka meselesidir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Kurum, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından Ankara'daki bir otelde düzenlenen 'COP31'e Doğru Türkiye'de İklim Değişikliği Gündemi ve SETA İklim Değişikliği ve Çevre Programı Lansmanı Konferansı'na katıldı. Burada konuşan Kurum, Türkiye'nin yeni dünya doktrinini inşa edecek adımları konuşmak, COP31 yolculuğunda yüklenen sorumluluğa dair yapılacakları istişare etmek için bir araya gelindiğini söyledi. </p><p>'Asıl meselemiz, insan ile doğanın o bitmeyen kavgasıdır' </p><p>SETA'nın büyük bir vizyon sıçramasına daha imza atarak, Çevre ve İklim Programı'nı açtığını belirten Kurum, 'Bu kritik adımın önce ülkemiz, ardından da tüm insanlık için 'düzen kurucu, oyun değiştirici' adımlara vesile olmasını diliyorum. Elbette bugün burada, sadece teknik bir toplantı yapmak ya da soğuk istatistikleri tartışmak için toplanmadık. Bugün biz, 'Türkiye'nin Yeni Dünya Doktrini'ni inşa edecek adımları konuşmak; COP31 yolculuğumuzda, omzumuza yüklenen ağır sorumluluğa dair yapacaklarımızı istişare etmek için birlikteyiz. Bu yeni dünya doktrinine ihtiyacımız var, çünkü şu anda insanlığın meselesi, sıradan bir karbon salınımı meselesi değildir; asıl meselemiz, insan ile doğanın o bitmeyen kavgasıdır. Evet, şu anda insanlık, yaratıldığı günden bu yana gelen en kritik eşiktedir. Nasıl eski dünyanın öldüğünü görüyorsak, yeni dünyanın da doğum sancıları çektiğini hissediyoruz. Bu doğum süreci; belirsizliği, adaletsizliği ve bitmeyen tüketim hırsını da beraberinde getiriyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'İklim krizi milyonlarca insanın göçüne, hastalığına, ölümüne neden oluyor' </p><p>İnsanlığı tüketen hırsın doğanın ham madde deposu olarak görülmesine sebep olduğunu ifade eden Kurum, 'Afrika'dan Asya'ya kadar her coğrafyayı vuran bir iklim krizine dönüşüyor. İklim krizi bize, her yıl milyarlarca dolarlık zararla geliyor; milyonlarca insanın göçüne, hastalığına veya ölümüne şahit tutuyor. Adem babamızdan beri sorulan o kadim soruyu tekrar sormamızın zamanı geldi de geçiyor Soru şu: 'Nedir insanın bu dünyadaki gayesi?' 'İnsanın gayesi, dünyayı güzelleştirmektir.' Bugün ülke olarak, ortak evimiz dünyamız güzelleşsin diye her türlü imkanımızla çabalıyoruz ve liderlik ediyoruz. Takdir edersiniz ki, bugünlere kolay gelmedik. Çok değil, bundan 30-35 yıl öncesine, 90'lı yıllardaki Türkiye'ye ayna tutalım. Evet, 90'lar çevre ve iklim yönetimi açısından bir 'tecrübesizlik ve plansızlık' dönemiydi. O günkü yönetimler için çevre; sadece belediyelerin çöp toplama işine indirgenmişti. İklim meselesi, ulusal kararların yanından bile geçemeyen, dış politikanın konusu bile olamayan, hatta yer yer horlanan bir başlıktı. Bırakın Dünya'nın geleceğine dair bir şey söylemeyi, şehirlerimizi bile vahşi depolamadan, kimyasal atıktan, kirli havadan, kirli sudan kurtaramıyorduk. Türk diplomasisi, Rio Zirvesi gibi küresel iklim masalarında, son derece etkisizdi ve sadece bir izleyiciydi' şeklinde konuştu. </p><p>'Milletimizi geleceğin COP'una ev sahibi yaptık' </p><p>Türkiye olarak gelinen aşamaya iftiharla bakılması gerektiğini belirten Kurum, 'Bugün Türkiye'nin iklim diplomasisindeki aksiyonları, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemizin oyun kurucu rolünü pekiştiren bir güce dönüşmüştür. Geldiğimiz noktada ise şükürler olsun; doğayı bir 'atık deposu' olarak, 'çevreyi yük olarak' gören o zihniyetten bu ülkeyi kurtardık ve milletimizi uygulama ve geleceğin COP'una ev sahibi yaptık' dedi. </p><p>'İstikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği ekolojik beka meselesidir' </p><p>Küresel sisteme bakıldığında suyun, stratejik bir ham maddeye, hatta bir savaş unsuruna dönüştüğünü belirten Kurum, 'Orta Doğu'dan Orta Asya'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya uzanan bu zorlu coğrafyada; suyuna hâkim olan, toprağını yeşil tutan ve doğayı ezmeden enerji üreten devletler, geleceğin oyun kurucuları olacaktır. Bugün bölgemizde yaşanan savaşlar enerji krizini tetikliyor; anlamsız ve hiçbir insani duygu taşımayan asimetrik çatışmalar petroldeki istikrarsızlığı arttırıyor. Bu da bize gösteriyor ki; bu istikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği; doğrudan bir ekolojik beka meselesidir. Yine yaşananlar göstermektedir ki; her ülkenin kendi kendine yetebilmesi kaçınılmaz bir gerçekliktir' diye konuştu. </p><p>'Suyun, petrolün yerini alacağı o zorlu yüzyılın şafağındayız' </p><p>Türk devlet aklının, iklim kriziyle mücadeleyi, savunma yapılması gereken bir cephe, fırsatlar sunan bir kalkınma meselesi olarak gördüğünü belirten Kurum, 'Dolayısıyla biz bu tespitlerimizi; şimdi somut, ölçülebilir ve tavizsiz bir eylem planına dönüştürmek zorundayız. Onun için bizim COP31'de de en çok dikkat çekeceğimiz konular su ve gıda olacak. Suyun, petrolün yerini alacağı o zorlu yüzyılın şafağındayız. Bölgesel istikrar ve milli güvenliğin anahtarının su olduğu bir sürece hızla gidiyoruz. Suyun bir damlasının bile israf edilmediği; gıda arz güvenliğinin tehdit edilmediği; her ülkenin kendi kendine yettiği; bunun için de gerekli tüm finansal ve teknik desteklerin adil bir şekilde verildiği bir dünyayı teklif ediyoruz' dedi. </p><p>'Sivil toplum yoksa dönüşüm yoktur' </p><p>Türkiye olarak, COP31'de, finansmanın doğrudan mağdur coğrafyalara ulaşması için mücadele edeceklerini ve dürüst bir aracı ve adaletli bir hakem olacaklarının taahhüdünü veren Kurum, 'Sivil toplum kuruluşları olarak sizler sahadasınız. Sizler toplumla doğrudan temas halindesiniz. Sizler güven inşa ediyorsunuz. Amerika'dan Çin'e kadar nereye gitsek şunu söylüyorum. Sivil toplum yoksa dönüşüm yoktur. Biz sizinle beraber hızlı değil, kalıcı bir dönüşüme imza atmak istiyoruz. Bu yüzden sizleri sadece destekçi olarak değil, bu sürecin kurucu aktörleri olarak görüyoruz. Gelin; güveni birlikte inşa edelim, uzlaşıyı birlikte kuralım ve dünyaya şunu gösterelim: Harekete geçersek bu kriz yönetilebilir, bu gelecek kurtarılabilir' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Çevre</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/bakan-kurum-istikrarsizlik-sureci-ve-iklim-degisikligi-ekolojik-beka-meselesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:00:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-kurum-istikrarsizlik-sureci-ve-iklim-degisikligi-ekolojik-beka-meselesidir.jpg" type="image/jpeg" length="53720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de gıda kayıplarına karşı 'Akıllı Tarım Paneli' başladı]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/turkiyede-gida-kayiplarina-karsi-akilli-tarim-paneli-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/turkiyede-gida-kayiplarina-karsi-akilli-tarim-paneli-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kalkınma Ajansı tarafından, gıdanın kaybolması ve israf edilmesi sorununa dikkat çekmek amacıyla 'Akılı Tarım: Hasat ve Hasat Sonrası Kayıplar Paneli' düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Kalkınma Ajansı tarafından, gıdanın kaybolması ve israf edilmesi sorununa dikkat çekmek amacıyla 'Akılı Tarım: Hasat ve Hasat Sonrası Kayıplar Paneli' düzenlendi. </p><p>Ankara Kalkınma Ajansı tarafından, Türkiye'de her yıl milyonlarca ton gıdanın israf edilmesine dikkat çekmek için 'Akıllı Tarım: Hasat ve Hasat Sonrası Kayıplar Paneli' gerçekleştirildi. Panelde, hasat sonrası kayıpların boyutları, altyapı eksiklikleri ve çözüm önerileri çok yönlü olarak ele alındı. Ankara Kalkınma Ajansı Konferans Salonu'nda gerçekleşen panelde, Türkiye ve dünyadaki gıda kayıp verileri, akıllı tarım teknolojileri, soğuk zincir sistemleri, izlenebilirlik uygulamaları ve gıda bankacılığı çözümleri tartışıldı. </p><p>Panelde bir konuşma gerçekleştiren Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Doç. Dr. Duhan Kalkan, dünya üzerindeki insanların açlık oranlarını belirterek, 'Şu an dünya üzerinde 11 insandan birinin aç olduğunu biliyor musunuz? Açlıkla mücadele ettiğini biliyor musunuz? Afrika ülkelerine geldiğimizde Afrika kıtasında bu oran beşe düşüyor. Afrika kıtasında 5 insandan bir tanesi açlıkla mücadele ediyor. Konu bu kadar kıymetli. Ülkemizde durum ne? Otellere gidiyoruz. İnsanlar tabaklara tıka basa yemekleri dolduruyorlar. Diyorsunuz ki hadi ailecek bir kahvaltıya gidelim. Açık büfe, herkes gibi siz de sıraya giriyorsunuz. Masalara bir bakıyorsunuz ki insanlar aslında yediklerinden çok daha fazlasını masada bırakıyorlar. Yani israf açıkçası önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Biz Ankara Kalkınma Ajansı olarak hem şehrimizde hem ulusal hem de küresel bazda sorunları masaya yatıran, sorunlara çözüm üretmeye çalışan ve bunları bir politika belgesi olarak karar vericilere iletmeye çalışan bir kurumuz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Tarladan sofraya, tarladan çatala uzanan süreç' </p><p>Dört tane açık çağrı programlarının olduğunu belirten Kalkan, 'Bir tanesi sosyal kalkınmayla alakalı. Bir tanesi ileri teknoloji ve dijital dönüşümle alakalı. Sağlık turizmiyle ilgili açık bir çağrımız var, son yönetim kurulu toplantısında aldığımız bir kararla kırsal işletmelerle ilgili de bir teknik destek programı başlattık. İşin önemi şu noktada ortaya çıkıyor, tarladan sofraya, tarladan çatala uzanan süreçte, daha en başında yani tarlada başlayan bu serüvende verimin nasıl artırılabileceğine odaklanıyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>Bakanlık tarafından kabul edilen ve Ankara'nın Kalecik, Gölbaşı, Polatlı, Sincan, Çubuk ve Çankaya ilçelerinin kırsal mahallelerini kapsayan proje kapsamında, İl Tarım Müdürlüğü iş birliğiyle bir çalışma hayata geçirileceğini belirten Kalkan, yaklaşık 50 milyon lira değerinde olması öngörülen proje ile kırsal kalkınmaya katkı sağlanmasını hedeflediğini belirti. Bununla birlikte tarımsal alanda yürütülen faaliyetlerin de devam ettiğini ifade eden Kalkan, Ankara Kalkınma Ajansı olarak bin 300'ün üzerinde projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. </p><p>Panelde, Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Köksal Demir, TÜİK'ten Arap Diri, Tarım ve Orman Bakanlığı AB Uzmanları Aslıhan Denge ve Dr. Burçak Yüksel, Ticaret Bakanlığı'ndan Esma Sağ ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası'ndan Nurseren Budak konuşmacı olarak yer aldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Genel</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/turkiyede-gida-kayiplarina-karsi-akilli-tarim-paneli-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 16:33:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/turkiyede-gida-kayiplarina-karsi-akilli-tarim-paneli-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="20429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir Adam Yaratmak filminin yönetmeni Çeri: 'Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/bir-adam-yaratmak-filminin-yonetmeni-ceri-gunumuz-insani-cok-fazla-bir-sekilde-kendine-zarar-verecek-ic-catismalari-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/bir-adam-yaratmak-filminin-yonetmeni-ceri-gunumuz-insani-cok-fazla-bir-sekilde-kendine-zarar-verecek-ic-catismalari-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Adam Yaratmak filminin yönetmeni Murat Çeri, 'Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor. Sadece bunu düşünecek, fikir edecek zamanı bulamıyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir Adam Yaratmak filminin yönetmeni Murat Çeri, 'Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor. Sadece bunu düşünecek, fikir edecek zamanı bulamıyor' dedi. </p><p>Necip Fazıl Kısakürek'in Bir Adam Yaratmak isimli tiyatrosu beyaz perdeye yansıyor. Kısakürek'in eseri, bir tiyatro yazarının geçirdiği büyük ruh çilesini anlatıyor. Ölüm korkusu, sanatın çilesi ve cinnet gibi konulara değiniyor. Tiyatro eserini, filme yansıtan yönetmen Murat Çeri, filmde en çok zorlandığı anların felsefi derinliğin Türk sinemasında var olmuş olmaması olduğunu belirtti. Çeri, felsefi derinlikteki işlerin Türk halkının anlamayacağı düşüncesinin yanlış olduğunu dile getirdi. Çeri, filmin yarın Ankara'da galasının düzenleneceğini ve 1 Mayıs'ta da tüm sinemalarda vizyona gireceğini açıklayarak herkesi bu filmi seyretmeye davet etti. </p><p>'Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor' </p><p>Bir Adam Yaratmak filmindeki amacın, Türk insanını bulunduğu yerden almak yerine onları bir yere çağırmayı hedeflediklerini belirten Çeri, '15 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Ankara Galası gerçekleşecek. 28 Nisan Salı günü Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) İstanbul Galası gerçekleşecek. 1 Mayıs'ta da 300 salonla vizyona gireceğiz. Herkesi davet etmiş olayım. En çok zorlandığım şey, felsefi bir derinliğin henüz sinemamızda olmaması. Felsefi derinlikteki işlerin halkın anlamayacağı zannedilerek, özellikle geçmişte yazılmışsa lisanının sadeleştirilmeye çalışılması, kavramların sadeleştirilmeye çalışılması, derinliğinin azaltılması gibi genelgeçer hale gelmiş kanunların bizim üzerimizde de uygulanmaya çalışılması oldu. Biz lisanı sadeleştirmedik. Necip Fazıl'ın bu musiki lisanını olduğu gibi kullandık. Felsefi derinliğini sadeleştirmedik. Biz insanları bir yere çağırmaya çalışıyoruz. İnsanların bulunduğu yere inmekten ziyade bir yere durup 'gelin burada bunlar var' demek gibi bir niyetimiz var. Bu yüzden ne kadar felsefi derinlik olursa, ne kadar çatışmalı olursa, ne kadar sosyolojik tarafı olursa o kadar iyi olur. Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor. Sadece bunu düşünecek, fikir edecek zamanı bulamıyor. Cep telefonundan, sosyal medyadan, televizyondan, değişik şeylerle, oyunlarla kendini ve vaktini öldürüyor' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Ben özellikle gençlerin seyretmesini istiyorum' </p><p>Bir Adam Yaratmak filminin özellikle gençlere hitap ettiğini ifade eden Çeri, 'Ben istiyorum ki insanlar dursun, düşünsün 'ben neyim, niçin yaratıldım, niçin yaşıyorum, ne yapmalıyım, ne yapıyorum' gibi soruları kendine sorsun istiyorum. Bunlar, bunun için yazılan eserler. Her yerde söylüyorum. Necip Fazıl'ın eseri Türkiye'de belki yegane eser. Tolstoy'un itirafları, keza öyle bir eser. Dünyada böyle eser çok fazla yok. Ben lisede tiyatroda seyrettim ve etkisinde kaldım. Yıllar sonra filmini çekmek nasip oldu. O yüzden ben özellikle gençlerin seyretmesini istiyorum. Şair olacak, yazar olacak, bürokrat olacak, CEO olacak, belediye başkanı olacak gençlerin seyretmesini istiyorum. Onların dünyasında başka kapılar açacağını düşünüyorum. Basite insanı çağırmak kolay. Seyircisi de bu olur, taliplisi de bu olur. Ama ben zora çağırıyorum. İnşallah talep edenler olur, talep edenleri bulur diye düşünüyorum. Lise yıllarımdan beri Hüsrev'in (başkarakter) replikleri kafamda döner. İnsanı sorgulayan, hayatı sorgulayan, Tanrıyı sorgulayan, dostluğu sorgulayan ve kendi içimdeki sorulara cevap olan birçok şey buldum. Sorusu olan insanlara cevap, hazır cevapları olan insanlara da soru vereceğini zannediyorum' şeklinde konuştu. </p><p>'Zamanımız, büyük fikir adamları çıkarmaya müsait bir zaman değil' </p><p>Zamanın çok hızlı bir şekilde geçtiğini ve insanların fikir derinliğinin bu zaman içerisinde yok olduğunu dile getiren Çeri, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'Zamanımız, büyük insanlar ve büyük fikir adamları çıkarmaya müsait bir zaman değil. Vakit çok hızlı geçiyor, insanların fikri derinliği çok sığ. O yüzden geçmişte fikri olarak çok yüce taraflara ulaşmış insanların fikirlerini, eserlerini gün yüzüne çıkartmak lazım. Onları tekrar canlandırmak ve o fikirleri hayata geçirmek lazım. Bir Adam Yaratmak belki bu yüzden kıymetli ve öncü eser olacak. Ondan sonra da hangi görüşten olursa olsun; büyük adam dediğimiz, çile çekmiş adamların fikirlerini ve eserlerini, sinemayla, tiyatroyla, romanlarla hayata geçirmek gerektiğini düşünüyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür Sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/bir-adam-yaratmak-filminin-yonetmeni-ceri-gunumuz-insani-cok-fazla-bir-sekilde-kendine-zarar-verecek-ic-catismalari-yasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 16:00:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/bir-adam-yaratmak-filminin-yonetmeni-ceri-gunumuz-insani-cok-fazla-bir-sekilde-kendine-zarar-verecek-ic-catismalari-yasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="36329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP lideri Özel: 'Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/chp-lideri-ozel-parlamenter-sistemde-guvenoyundan-kacanlarin-simdi-de-bir-ozguven-eksikligi-ile-secimden-kactigini-gormekteyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/chp-lideri-ozel-parlamenter-sistemde-guvenoyundan-kacanlarin-simdi-de-bir-ozguven-eksikligi-ile-secimden-kactigini-gormekteyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 'Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 'Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. 2018 yılından bu yana bitmeyen bir ekonomik kriz yaşandığını dile getiren Özel, 'O tarihten beri ağır bir enflasyonun, hayat pahalılığının yaşandığı, alım gücünün günden güne eridiği bir ülkedeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesi ile birlikte kararların tek elde toplandığı, denetimin zayıfladığı, keyfiliğin arttığı, kurumların ve kuralların hiçe sayıldığı, en önemli kurum olan, milletin eliyle oluşturduğu, onun adına denetleyen ve onun adına var olan Meclis'in dahi sesinin kısıldığı bir sürecin içinde büyük bir gerileme yaşadık. Hem demokratik hem de ekonomik olarak. Ardından pandemiye kırılgan bir ekonomiyle yakalanmanın ağır bedelini ödedik. Bakanlar değişti, Merkez Bankası'nın beş yılda bir değişecek, bağımsız olması gereken başkanları 'Laf - söz dinlemiyor' diye, 'Ben faiz düşür diyorum, faiz artırmak istiyor' diye, 'Ben miyim patron, o mu patron?' diye diye değiştirildiği kötü bir yönetim anlayışını yaşadık. Maalesef fatura hep milletimize kesildi' diye konuştu. </p><p>'Yargıya güven düştükçe yatırım ortamı tamamen bozuldu' </p><p>Hukuksuzluk, adaletsizlik, siyasi operasyonlar ile Türk ekonomisinin bütününe güvenin günden güne azaltıldığını ifade eden Özel, 'Yabancı yatırımcı gelmedi, gelmiş olan çıktı. Türkiye'deki yerleşik olanlar bile bir yolunu buldular, paralarını dışarı çıkarmaya başladılar. Yargıya güven düştükçe yatırım ortamı tamamen bozuldu. Dünya devleri Türkiye'de yatırım yapmaya hazırlanırken yatırımlarını Balkanlara, başka ülkelere kaydırdılar. Doğrudan yatırım neredeyse sıfırlandı. Sadece Türkiye'ye paradan para kazanmak için gelenler ve parasını kazanınca çekip gidenler musallat olmaya başladı. Son olarak da 19 Mart 2025'te yapılan sivil darbe, ekonomimize en ağır hasar verdi. 60 milyar dolar rezervimiz satıldı, borsamız çöktü ve yabancı yatırımcının derinliği olanları tamamen ülkeyi terk etti. Hem milletin huzurunu bozdular, hem de ekmeğini küçülttüler' ifadelerini kullandı. </p><p>'Dünyada, pandemiden bugüne gıda enflasyonu yüzde 45, Türkiye'de ise yüzde 850 artmış' </p><p>Türkiye'nin yüksek gıda enflasyonunda dünyada üçüncü sırada olduğunu söyleyen Özel, 'Geçen gün Sayın Babacan'ı ziyaret ettim. Çıkışta gıda enflasyonu ile ilgili konuşurken, pek çok değerle, karşılaştırmayla söylüyoruz. O da bir başka bilgiyi hatırlattı hepimize. Diyor ki Sayın Babacan, 'Pandemi oldu. Dünyada gıda enflasyonu oldu. Dünya, gıda enflasyonu gerçeği ile tanıştı gerçekten' diyor. Pandemiden bugüne dünyadaki gıda enflasyonu ortalaması yüzde 45. Türkiye'de pandemiden bugüne gıda enflasyonu ortalaması yüzde 850. Yani birileri dönüp dönüp 'Ya gıda enflasyonu tüm dünyada var.' Evet var. Pandemiden bugüne 5 yılda yüzde 45 artmış. Yüzde 9. Türkiye'de yüzde 850 artmış. Tek sebebi kötü yönetim. İşin kötüsü Balkanlar'ın ve Ortadoğu'nun tarım ambarı olan, dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olurken, dünyada İran ki savaşta, Güney Sudan iç savaşta. Yani bir yerde iç savaş olan bir ülke, bir yerde savaşta olan bir ülkeden sonra gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülke Türkiye. Dünya haritasını düşünün, 200'ün üzerindeki ülkeyi düşünün. Adını bildiğiniz, bilmediğiniz bütün ülkeleri düşünün, o sıralamada en kötü yerdeyiz. Sondan üçüncü noktadayız. Yani Zimbabve geliyor akla ama onun durumu bizden iyi. Küba, bizden iyi. Libya bizden iyi. Hangi ülke, Brezilya, Arjantin, geçmişte sorunları olan ekonomide. Hepsi bizden iyi. İran ile Güney Sudan dışında gıda enflasyonu bizden yüksek bir ülke yok' şeklinde konuştu. </p><p>'Siyasi Ahlak Yasası'nı getireceğiz' </p><p>Konuşmasının devamında siyasetin finansmanının şeffaf olması gerektiğinin altını çizen Özel, 'Belediye meclis üyeleri, belediye başkanları, milletvekilleri, parti yöneticileri, bakanlar, Cumhurbaşkanı ve bu siyasilerin temas halinde olduğu ya da üst noktalarda olan tüm bürokrasinin malını, mülkünü açıkça bildirmesini nasıl edindiğini izah etmesini, siyasetin finansmanının şeffaf olmasını söylüyoruz. Vallahi 12 Genel Başkanla görüştüm, Siyasi Ahlak Yasası deyince hiç yutkunan olmadı. Hiçbirisi benden de geri durmadı. Madem ki böyle bir mutabakat vardır, partilerle çalışacağız, grubumuzla çalışacağız, Türkiye'nin önüne bu tartışmaların tamamını bitirecek, özgüveni yüksek kim siyasette zenginleşmiş, kim siyaseti tertemiz yapmış, bundan sonrasına da kimin taahhüdü temiz siyasetmiş ortaya koyacak bir Siyasi Ahlak Yasası'nı getireceğiz. Yutkunanlara, yutkunanların partisi Adalet ve Kalkınma Partisi'ne hodri meydan bakalım' dedi. </p><p>'Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz' </p><p>Siyasetteki ara seçim tartışmaları hakkında değerlendirmede bulunan Özel, 'CHP bu seçimi kendi için değil, millet için istiyor. Açık açık söylüyoruz. Bu seçimde birinci parti çıkma hevesiyle değil; bu milletin sesini duyurma, erken seçim için ara seçimde bu milletin gerçek duygularını, gerçek beklentisini duyurmak için istiyoruz. Bu konuda gittiğimiz Genel Başkanlarımızın tamamı Anayasaya uygun, Anayasa'nın olmazsa olmaz şartı olduğunu, seçime hazır olduklarını, seçimin gelmesi gerektiğini net bir şekilde ifade ettiler. Karşımızda bulunan ara seçim 1960'tan beri yapılan; Demirel'in, Ecevit'in, Erbakan'ın, Türkeş'in, Özal'ın, İnönü'nün kaçmadığı bir erken seçimden kaçmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Eskiden bu Meclis'te ara denetim imkanları vardı. Gensoru vermek; bakana ya da hükümete karşı. O gensoruyla güvensizlik oyu talep etmek ve bunun sonucunda yeniden bir seçimi getirmek için bir mücadele vardı. Bu imkanları aldılar. 'Sen bir kez oy vereceksen, sonra kenara çekileceksin' diyenlere karşı Anayasaya 78 açıktır. Ancak parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanlar şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/chp-lideri-ozel-parlamenter-sistemde-guvenoyundan-kacanlarin-simdi-de-bir-ozguven-eksikligi-ile-secimden-kactigini-gormekteyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:57:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/chp-lideri-ozel-parlamenter-sistemde-guvenoyundan-kacanlarin-simdi-de-bir-ozguven-eksikligi-ile-secimden-kactigini-gormekteyiz.jpg" type="image/jpeg" length="96785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel: 'Ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/chp-genel-baskani-ozel-ara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/chp-genel-baskani-ozel-ara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 'Anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 'Anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz' dedi. </p><p>CHP lideri Özel, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Özel ve Arıkan, yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından ortak açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Özel, görüşmede ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmeleri ele aldıklarını belirtti. Ayrıca Özel, Ekonomi Eşgüdüm Konseyi'nin savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini içeren raporu da Arıkan'a arz ettiklerini söyledi. </p><p>'Anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan ile birçok konuda hemfikir olduğunu ifade eden Özel, 'Esas hemfikir olduğumuz; ara seçim gündeminin bir anayasal zorunluluk olduğu. Erken seçim talebi elbette ara seçim talebini ortadan kaldırır. Ancak iktidarın erken seçim yapmak için bir zorunluluğu, daha doğrusu bir anayasal zorunluluğu olmadığı için onlar bir erken seçim kararı alana kadar anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz' şeklinde konuştu. </p><p>Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, 2023 yılındaki Karabük mitingi ile ilgili Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin, 'Karabük mitingine giderken Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bir aracının kullanılıp kullanılmadığı konusundaki hassasiyetleri gerçekten takdire şayan. Ama konunun diğer detaylarını öğrendiğimde, içeriye yönelik nedir, ne değildir konusunda bir değerlendirme daha yaparım' diye konuştu. </p><p>'Numan Kurtulmuş'tan gelecek hafta içi için bir randevu talebimiz var' </p><p>Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile ara seçim talebini görüşmek üzere bir randevu talep edeceğinin hatırlatılması ve ne zaman olacağının sorulması üzerine şu ifadeleri kullandı: </p><p>'13 siyasi parti ziyareti gerçekleşmiş durumda. Meclis dışındaki bazı siyasi partilerle gündemi değerlendirmek üzere başka görüşmelerimiz de olacak. Benim kendi takvimimde aslında bugün Numan Kurtulmuş'tan bir randevu talep etmek vardı. Kendisi de buna olumlu baktığını zaten ifade etmişti. Ancak hem dünkü cenazeden bugüne kalan görüşmeler, ayrıca Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol'a İzmir'de yapılan tutuklama üzerine tüm il başkanlarımızı Ankara'ya davet etmiştik. Şu an buradalar, grup toplantımızdan sonra da olağanüstü il başkanları toplantımızı yapacağız. Yarın da Barselona'daki toplantı için akşam saatlerinde Türkiye'den ayrılacağız ve dünyadaki tüm siyasi akrabalarımızla Barselona'da bir araya geleceğimiz çok önemli bir toplantı var. O yüzden Numan Kurtulmuş'tan gelecek hafta içi için bir randevu talebimiz var.' </p><p>'Hiçbir muhalefet partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz' </p><p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ara seçim talebi hakkında, 'Hiçbir muhalefet partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz. Her seçime hazırlıklı bir siyasi hareketiz. Sorunların çözümü ile alakalı palyatif çözümlerden ziyade kökten çözümlere ihtiyaç var. Erken seçim, Türkiye için kaçınılmaz bir süreç. Bütün sorunların çözümü için bütüncül yaklaşım ortaya konulmalı. Bugünkü bütüncül yaklaşımın adı erken seçim olmalı' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/chp-genel-baskani-ozel-ara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:01:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/chp-genel-baskani-ozel-ara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="36553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanma aşamasındaki eşi tarafından evi kurşunlandı, aracı yakıldı]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/bosanma-asamasindaki-esi-tarafindan-evi-kursunlandi-araci-yakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/bosanma-asamasindaki-esi-tarafindan-evi-kursunlandi-araci-yakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da boşanma aşamasındaki eşi tarafından yaşadığı ev kurşunlanan ve otomobili ateşe verilen kadın o anları anlattı. Mağdur kadın sürekli tehditlere maruz kaldığını belirterek, 'Eşimin öldürme planları vardı. Bana sürekli, 'seni ve aileni öldüreceğim' diye tehditler savuruyordu' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da boşanma aşamasındaki eşi tarafından yaşadığı ev kurşunlanan ve otomobili ateşe verilen kadın o anları anlattı. Mağdur kadın sürekli tehditlere maruz kaldığını belirterek, 'Eşimin öldürme planları vardı. Bana sürekli, 'seni ve aileni öldüreceğim' diye tehditler savuruyordu' dedi. </p><p>Olay, dün akşam saatlerinde Mamak ilçesi 1646. Sokak'ta meydana geldi. İddialara göre, eşi Harun Şahin'den (39) fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan Sümeyra Şahin (31), 6 ay önce açtığı boşanma davasının ardından babasının evine yerleşti. Şahin, hakkında uzaklaştırma kararı verilen eşi tarafından taşındığı günden sonra da tehditler almaya devam etti. Gönderdiği mesajlara karşılık alamadığı için öfkelenen Şahin ise karısının, ailesiyle yaşadığı eve pompalı tüfekle 7 el ateş etti ve ortak kullandıkları 06 BZ 3892 plakalı otomobili benzin dökerek yaktı. </p><p>Olayın ardından ihbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kurşunların isabet ettiği evde şans eseri kimse yara almadı. İtfaiye ekipleri tarafından müdahale edilerek söndürülen otomobil kullanılamaz hale gelirken, gözaltına alınan saldırganın ise emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi. </p><p>Araca benzin döktüğü anları kayda alıp eşine göndermiş </p><p>Öte yandan, saldırgan Harun Şahin'in yaktığı araca benzin döktüğü anları kayda aldığı ve tehdit mesajlarıyla birlikte olaydan önce eşine gönderdiği ortaya çıktı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Sağlıklı bir evlilik yürütemeyeceğimi anladım' </p><p>Olayla ilgili konuşan mağdur Sümeyra Şahin, '6 ay önce boşanma sürecindeki eşimle yollarımızı ayırmıştık. Daha sonra hukuki işlemleri başlattım. Bu zaman içinde kendisinin sürekli tehdit içerikli mesajlarına maruz kaldım. 6 ay boyunca evimin önüne dahi çıkamıyordum. Korkuyordum. Yaptıklarıyla yaşam hakkımı kısıtladı. Birlikte yaşadığımız dönem beni bıçaklamakla tehdit etti ve bana sopayla şiddet uyguladı. Canımın tehlikede olduğunu, sağlıklı bir evlilik yürütemeyeceğimi anladım. Takıntılı ve kendi istediği olmadığında bize zarar vermeye çalışıyordu. Artık katlanamıyordum' ifadelerini kullandı. </p><p>'Aracın üzerine benzin döktüğü anlara ait video kaydını bana attı' </p><p>Evlerine defalarca ateş açıldığını dile getiren Şahin, 'Dün akşam eve geldikten kısa bir süre sonra olaylar başladı. Öncesinde bana yine mesajlar gönderdi. Aracın üzerine benzin döktüğü anlara ait video kaydını bana attı. Bunların hiçbirine cevap vermediğim için öfkelenmiş. Arabayı ateşe verdi. Mahkeme kararıyla aracın kullanım hakkı bendeydi ve üzerime kayıtlıydı. Elinde pompalı tüfek vardı. Aracı yaktıktan sonra camlara ateş etti. Oradaki hedefi boşa ateş açmak değildi, bizim canımıza kastetmekti. Aklında öldürme planları vardı. Bana sürekli, 'seni ve aileni öldüreceğim' diye tehditler savuruyordu. 7 el silah sesi duyduk. Çok korktuk. Şoka girdik. Hala etkisindeyiz' şeklinde konuştu. </p><p>'Yıllarca cezasını çeksin istiyorum' </p><p>Rahat bir nefes almak istediğini söyleyen Şahin, 'Haberlerde çok fazla kadın cinayetlerinin arttığını görüyoruz. Bunlardan biri de ben olmak istemiyorum. Sesimin duyulmasını istiyorum. Adaletimize güvenmek istiyorum. Bunu yapanın az bir ceza almasını istemiyorum. Yıllarca cezasını çeksin istiyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Ankara</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/bosanma-asamasindaki-esi-tarafindan-evi-kursunlandi-araci-yakildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:27:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/bosanma-asamasindaki-esi-tarafindan-evi-kursunlandi-araci-yakildi.jpg" type="image/jpeg" length="68896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen'den YÖK'e akademik zam ve haklar için ziyaret]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/egitim-bir-senden-yoke-akademik-zam-ve-haklar-icin-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/egitim-bir-senden-yoke-akademik-zam-ve-haklar-icin-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, YÖK Başkanı Erol Özvar'ı ziyaret ederek KİK toplantısı öncesi üniversite çalışanlarının haklarına ilişkin sendika görüş ve taleplerini iletti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, YÖK Başkanı Erol Özvar'ı ziyaret ederek KİK toplantısı öncesi üniversite çalışanlarının haklarına ilişkin sendika görüş ve taleplerini iletti. </p><p>Ali Yalçın, Erol Özvar'ı ziyaret ederek Kurum İdari Kurulu (KİK) toplantısı öncesi üniversite çalışanlarının özlük ve mali haklarına ilişkin sorunların çözümüne yönelik sendikanın görüş ve taleplerini iletti. Ali Yalçın ziyarette, öğretim elemanlarının mali haklarına artış sağlanması taleplerini her fırsatta dile getirdiklerini, üniversite ödeneği ve yükseköğretim tazminatı oranlarının artırılması ile ek ders ücreti gösterge rakamlarının en az 2 kat artırılması yönündeki talebi de ifade etti. Yalçın, ayrıca toplu sözleşme sürecindeki fiili desteği için YÖK Başkanı Özvar'a teşekkür etti. </p><p>Akademik zammın elzem olduğunu, bu yöndeki taleplerde ısrarlı olduklarını vurgulayarak üniversitelerde çalışma barışı ve huzuru için idari personelin üvey evlat hissetmemesi gerektiğini söyleyen Yalçın, bunun için yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve döner sermaye katkı payı verilmesi yönünde Eğitim-Bir-Sen'in taleplerinin altını çizdi. </p><p>Üniversite idari personelinin üniversiteler arası yer değişikliği sürecinin kalıcı, sürekli ve şeffaf şekilde kurumsallaştırılması gerektiğini ifade eden Ali Yalçın, Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün bu konudaki fonksiyonunu bildiklerini ve sağlıklı çözüm için girişimleri sürdürdüklerini belirtti. Özvar ise geçen yıl olduğu gibi bu konuya yaklaşımlarının pozitif olduğunu bildirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ali Yalçın, MEB bünyesindeki doktoralı öğretmenlerin üniversite kütüphanelerine fiziki ve uzaktan erişimi ile veri tabanlarından yararlanabilmelerine yönelik talepleri de iletti. YÖK Başkanı Özvar, bu talebin KİK'te münazara edilmesini önerdi. </p><p>Yalçın, ziyarette 2026 yılı içinde merkezi görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının tüm üniversiteleri kapsayacak şekilde yapılmasını gündeme getirdi. Özvar, sınavların bir bütünlük içinde düzenli yapılması için YÖK olarak sorumluluk aldıklarını, bu konuda adımlar attıklarını dile getirdi. </p><p>Görüşmede, öğrenci affı da gündeme geldi. YÖK Başkanı Özvar, öğrenci affının en kapsamlı şekilde düzenleneceğini belirtti. </p><p>Ali Yalçın'ın YÖK Başkanı Özvar'a gerçekleştirdiği ziyarette, Genel Sekreter Talat Yavuz da yer aldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Genel</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/egitim-bir-senden-yoke-akademik-zam-ve-haklar-icin-ziyaret</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:41:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/egitim-bir-senden-yoke-akademik-zam-ve-haklar-icin-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="85244"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: '(Polen alerjisi) Zamanında tanı ile şikayetler kontrol altına alınabilir']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/uzmanindan-uyari-polen-alerjisi-zamaninda-tani-ile-sikayetler-kontrol-altina-alinabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/uzmanindan-uyari-polen-alerjisi-zamaninda-tani-ile-sikayetler-kontrol-altina-alinabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güven Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü'nden Prof. Dr. İpek Türktaş, bahar ayının gelmesiyle başlayan polen alerjisi şikayetlerine ilişkin 'Zamanında tanı ve uygun tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınabilir hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilebilir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güven Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü'nden Prof. Dr. İpek Türktaş, bahar ayının gelmesiyle başlayan polen alerjisi şikayetlerine ilişkin 'Zamanında tanı ve uygun tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınabilir hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilebilir' dedi. </p><p>Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğa canlanırken, çocuklarda alerjik hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. Özellikle polenlerin yoğunlaştığı dönemde ortaya çıkan şikayetlerin basit bir mevsimsel durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor. </p><p>Güven Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü'nden Prof. Dr. İpek Türktaş, bahar alerjilerinin çocukluk çağında yaygın görülen, ancak çoğu zaman göz ardı edilen bir sağlık sorunu olduğunu belirterek genetik yatkınlığı olan çocuklarda polenlere karşı alerjinin genellikle 3 - 4 yaşından itibaren gelişebildiğini ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Alerjik hastalıkların uzun yıllar devam edebileceğine dikkati çeken Türktaş, 'Bu durum sadece küçük yaşlarda ortaya çıkmaz, ilkokul, ortaokul, lise hatta üniversite yıllarında da başlayabilir' diye konuştu. </p><p>Bahar alerjisinin en çok burun, üst solunum yolları ve gözleri etkilediğini belirten Türktaş, 'Alerjik konjonktivit yani göz nezlesi ve alerjik rinit (saman nezlesi) en sık karşılaştığımız tablolardır' dedi. </p><p>Türktaş, polenlerle temas sonrası ortaya çıkan belirtileri sıralayarak, 'Gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, burun akıntısı, kaşıntısı, art arda hapşırmalar ve burun tıkanıklığı en sık karşılaştığımız bulgular arasında yer alır' ifadelerini kullandı. </p><p>Belirtilerin mevsimsel olarak her sene tekrar ettiğini anlatan Türktaş, bulguların özellikle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında artış gösterdiğini, tedavi edilmediğinde giderek şiddetlenebileceğini söyledi. </p><p>Türktaş, tedavi edilmeyen bahar alerjilerinin zamanla, gözlerde iltihaplı konjonktivit, orta kulakta sıvı birikmesi, kronik sinüzit, burunda polip gelişmesi gibi durumlara neden olabileceğini aktardı. </p><p>'Zamanında tanı ile şikayetler kontrol altına alınabilir' </p><p>Polen alerjisi olan bazı çocuklarda öksürük, balgam, bronşit gibi astım ataklarının da görülebileceğini dile getiren Türktaş, erken tanının önemine vurgu yaptı. </p><p>Prof. Dr. Türktaş, 'Alerjik hastalıkların tanısında ilk adım şüphelenmektir. Ardından bir alerji merkezinde değerlendirme yapılarak doğru tanı konulmalı ve tedavi planlanmalıdır. Zamanında tanı ve uygun tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınabilir hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilebilir' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/uzmanindan-uyari-polen-alerjisi-zamaninda-tani-ile-sikayetler-kontrol-altina-alinabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:04:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/uzmanindan-uyari-polen-alerjisi-zamaninda-tani-ile-sikayetler-kontrol-altina-alinabilir.jpg" type="image/jpeg" length="92063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP lideri Bahçeli: 'Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/mhp-lideri-bahceli-terorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/mhp-lideri-bahceli-terorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenen köylerdir. Terörsüz Türkiye, işini büyük şehirde aramayan gençlerdir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenen köylerdir. Terörsüz Türkiye, işini büyük şehirde aramayan gençlerdir' dedi. </p><p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. İran-ABD-İsrail savaşı ve bölgede gerçekleşen diğer çatışmalara yönelik değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, bölgedeki krizin hala devam ettiğini belirtti. </p><p>'Bu ateşkes, tarafların pozisyonlarını gözden geçirmesine imkan tanıyan geçici bir duraklama niteliğindedir' </p><p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat tarihinde İran'a yönelik ortak hava saldırılarıyla başlayan savaşın 7 Nisan'da iki haftalık ateşkese bağlandığını hatırlatan Bahçeli, 'Bu ateşkes, kapsamlı bir uzlaşıdan ziyade; tarafların stratejik ve temel hedeflerine ulaşamadığı bir noktada pozisyonlarını gözden geçirmesine imkân tanıyan geçici bir duraklama niteliğindedir. Kalıcı çözüm zemini oldukça zayıftır. Savaşın nihayete ermesi ve barışın sağlanması ise erişilebilir bir hedef olmaktan uzaktır. Bunun içindir ki bugün 'ateşkes' diye sunulan tabloyu safdil bir iyimserlikle değil, devlet ciddiyetiyle okumak zorundayız. Çünkü ateşkesin kendisi bile bir güç mücadelesinin aracına dönüşmüş durumdadır. Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını söylemesi; buna karşılık İran'ın da savaş hedeflerine ulaşıldığını ilan etmesi, krizin masaya taşındığını göstermiştir. Anlaşılmaktadır ki silahların geçici olarak susması, hesapların kapandığı değil; gerek sahada gerekse masada yeniden ayarlandığı bir ara safhaya işaret etmektedir' açıklamasında bulundu. </p><p>'Türkiye katılımıyla bir 'Dünya Barış Konseyi' mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyettir' </p><p>ABD ile İran arasındaki görüşmelerin sonuçsuz olmasının bölgedeki çatışmaların küresel bir yıkıma evrilme ihtimalini daha da kuvvetlendirdiğinin altını çizen Bahçeli, '2020'de küresel salgınla sarsılan insanlık; Ukrayna-Rusya savaşıyla, Kızıldeniz ve Karadeniz'de bozulan ticaret güvenliğiyle, Gazze'deki insanlık dramıyla, Lübnan'daki yıkımla, Etiyopya'da, Sudan'da, Somali'de patlak veren krizlerle durmaksızın savrulmuştur. Keşmir hattında Hindistan ile Pakistan'ın karşı karşıya geldiği, bugün Pakistan-Afganistan geriliminin on binlerce insanın hayatını altüst ettiği bir dünyada, yangının tek bir bölge ile sınırlı kalacağını düşünmek tehlikeli bir gaflettir. Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinin daha yüksek sesle telaffuz edildiği böylesi bir dönemde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antnio Guterres'in öncülüğünde; Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin katılımıyla bir 'Dünya Barış Konseyi' mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyettir' ifadelerine yer verdi. </p><p>'İsrail, bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur' </p><p>Bahçeli, İsrail ordusunun Lübnan'daki saldırılarına devam ettiğine dikkati çekerek, 'İsrail'in Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıları derhal durdurulmalıdır. Bölgedeki istikrarın sağlanması ve kardeş Lübnan halkının toprakları üzerindeki egemenliğinin tesis edilmesi insani ve vicdani bir gerekliliktir. İsrail'in Suriye, İran ve Lübnan gibi bölge ülkelerini hedef alan saldırılarının arttığı ve geniş bir coğrafyada Amerika Birleşik Devletleri güdümünde ve desteğinde sürdürülen emperyalist faaliyetlerinin yoğunlaştığı görülmektedir. Bölgemizdeki komşu ülkeleri istikrarsızlaştırarak siyonizm ve emperyalizm lehine yeniden bir güvenlik inşa etmeye çalışan anlayış, yalnızca kaos üretmektedir. İsrail, bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur. İsrail üzerinde bir baskı mekanizmasının işletilememesi ise uluslararası sistemin esas sorunudur' değerlendirmesinde bulundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Mescid-i Aksa'ya yönelen her kuşatma doğrudan doğruya ümmetin şerefine yönelmiş bir saldırıdır' </p><p>İsrail tarafından Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, 'İlk kıblemiz, göz nurumuz, mübarek hatıraların ve mukaddes emanetlerin kalbi olan Mescid-i Aksa; Miraç mucizesinin eşiği, Peygamber Efendimizin ümmetine yadigarıdır. Bu kutlu mabede yönelen her tahakküm ve her kuşatma doğrudan doğruya ümmetin şerefine yönelmiş bir saldırıdır. Mescid-i Aksa'nın, İsrail tarafından 41 gün boyunca ibadete kapatılması ve ancak geçtiğimiz günlerde yeniden açılması, bize bu mücadelenin yalnız hava sahaları, sınırlar ve üsler üzerinden değil; kutsal değerlerimiz, inançlarımız, iman ve gönül iklimimizin ait olduğu mekanlar ve inancımızın hafıza sahası üzerinden de yürütüldüğünü göstermektedir. Filistinli Müslüman kardeşlerimizin ibadet özgürlüğü ağır şekilde sınırlandırılmış; hali hazırda süren insanlık dramına, önü arkası kesilmeyen insan hakları ihlallerine bir yenisi daha eklenmiştir' diye konuştu. </p><p>Bahçeli, İsrail meclisinde kabul edilen ve Filistinli siyasi tutuklular için idam cezası yolunu açan düzenlemenin siyonizmin İslam'dan almaya çalıştığı intikamının, Filistinli vatandaşlar üzerinde kurmaya çalıştığı tahakkümün bir yansıması olduğunu ifade etti. </p><p>'Sınır ötesi askeri gelişmeler okunurken ticaret yollarının kontrolü ve coğrafyanın medeniyet yapısı birlikte ele alınmalıdır' </p><p>Orta Doğu'daki çatışmaların sonucunda su güvenliğinin ön plana çıktığını dile getiren Bahçeli, 'Savaş öncesi dönemde de küresel ölçekte en yüksek su sıkıntısı yaşayan coğrafyalardan biri Orta Doğu'dur. İklim değişikliği, kuraklık, talep artışı ve çatışmalar; su kaynaklarını yeni bir rekabet cephesine dönüştürmüştür. Bugünün mücadelesi sadece füze ve uçak meselesi değildir. Yarının çatışma sahaları su, gıda, enerji, altyapı ve lojistik hatları üzerinden şekillenecektir. Sınır ötesi askeri gelişmeler okunurken kaynak güvenliği, ticaret yollarının kontrolü, üretim ağlarının örgüsü ve coğrafyanın medeniyet yapısı birlikte ele alınmalıdır' şeklinde konuştu. </p><p>'Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır' </p><p>Bölgedeki her sarsıntının, Türkiye'ye mezhepçilik, etnikçilik ve vekalet savaşları üzerinden yeni faturalar çıkarmak isteyen odakların iştahını kabarttığını vurgulayan Bahçeli, 'Washington - Tel Aviv hattında yaşanan gerilim karşısında bölge devletlerinin etnik, dini ve mezhebi bölücülüğe fırsat vermeyen bir dayanışma çizgisinde kalması hayati meseledir. İç cepheyi sağlam tutmadan dış kuşatmayı yarmak mümkün değildir. Sanıyorum ki sınırlarımız dışındaki tüm gelişmeler karşında Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki ısrar ve kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, bu süreci bahane ederek Milliyetçi Hareket Partisi'nin çizgisini, Türk milliyetçiliğinin fikri omurgasını ve yegane kalesini sorgulamaya yeltenen sözde muhalefet, her şeyden önce kendi basiretsizliğini ele vermektedir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Bize düşen, toprağı küstürmemek, çiftçiyi yalnız bırakmamaktır' </p><p>Bahçeli, üretebilen ve ürettiğini tüketebilen bir Türkiye olmanın jeopolitik bir zorunluluk, milli bir gereklilik olduğunun altını çizerek, sözlerine şu şekilde devam etti: </p><p>'Kendi kendine yetebilen bir ülke olmak, düş değildir. Kadere emanet edilmiş bir dua değildir. Hamasi bir dilek hiç değildir. Bugün üretebilen ve ürettiğini tüketebilen bir Türkiye olmak; jeopolitik bir zorunluluk, milli bir gereklilik, tarihi bir haysiyet meselesidir. Bugün dünyamızın içinden geçtiği kaotik dönemde, iklim baskılarının arttığı, su krizlerinin büyüdüğü, tarımsal üretimin jeopolitik bir silaha dönüştürülebildiği, lojistik hatlarının kırılganlaştığı, biyoteknolojik müdahalelerin ve denetimsiz gıda dolaşımının çoğaldığı bir vasatta; tarımı sadece ekonomik verim meselesi olarak görmek basiretsizliktir. Tarım, milli mukavemettir. Tarım, yarınlarımızı bugünden koruma iradesidir. Tarım, tam bağımsız, büyük ve güçlü Türkiye'dir. Türk milleti, kriz anında kapı kapı dolaşacak, başkasının lütfuyla yaşayacak, yardım eli uzanmasını bekleyecek bir millet değildir. Türk milleti kendi emeğiyle ayağa kalkmış, kendi iradesiyle tarih yazmış, kendi alın teriyle kıtlıkları yarmış büyük bir millettir ve kıyamete kadar öyle kalacaktır. Bize düşen, toprağı küstürmemektir. Bize düşen, çiftçiyi yalnız bırakmamaktır. Bize düşen, köyü boşaltan değil milletin efendisi olan köylüyü yaşatan politikaları hâkim kılmaktır.' </p><p>'Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir' </p><p>Bahçeli, tarımın aynı zamanda sosyal denge meselesi olduğunu söyleyerek, Türk ve Türkiye Yüzyılı, kırsalımızdan, köylerimizden, çiftçilerimizin ve besicilerimizin omuzlarında yükselecektir. Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda ilerledikçe; sınırlarımızdan terörün hain gölgesi çekildikçe, huzurun coğrafyası genişledikçe, devletin kudretiyle milletin duası aynı istikamette buluştukça; yıllarca korkunun, istismarın, göçün ve güvensizliğin baskısı altında kalmış nice bölgemiz yeniden ayağa kalkacaktır. Doğu Anadolu'nun, Güneydoğu Anadolu'nun, sınır havzalarımızın, yaylalarımızın, ovalarımızın ve köylerimizin terör prangasından kurtularak büyük bir üretim seferberliğine katılması mümkündür ve artık hayal değildir. Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenen köylerdir. Terörsüz Türkiye, işini büyük şehirde aramayan gençlerdir' diye konuştu. </p><p>'Türk polisi yalnız değildir, yalnız bırakılmamalıdır, yalnızlaştırılmamalıdır' </p><p>Türk Polis Teşkilatı'nın 181'inci kuruluş yıl dönümünü idrak ettiklerini hatırlatan Bahçeli, polis teşkilatının herhangi bir meslek grubunun ötesinde; devletin sokaktaki aklı olduğuna vurgu yaptı. Bahçeli, Türk polisinin çok ağır bir yük taşıdığını da belirterek, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Bayramda, afette, terörle mücadelede, seçimde, trafikte, her yerde ve her zaman görevde olan polis kardeşlerimiz; evlerimizde huzurla uyumamız için üstün bir adanmışlıkla çalışmaktadır. Bu adanmışlık elbette kıymetlidir. Elbette güvenliğimiz riske atılamaz ancak güvenliği sağlayan insan unsuru da görev başında yıpratılamaz. Emniyet mensubu kardeşlerimizin hayat şartları görmezden gelinemez. Polislerimiz üzerine atılı bulunan fazla mesai sorunu ihmal edilemez. Karşılığı hissedilmeyen çalışma saatleri, sınırı belirsizleşen nöbet görevleri ve sürekli teyakkuz hali; polislerimizin omuzlarına çok ağır bir yük bindirmektedir. Bu kapsamda polis intiharlarını es geçmemek gerekir. Uzun mesai saatlerinin yorduğu, psikolojik baskının yıprattığı, yalnızlaşmanın yükünü taşıyan ve görev yoğunluğunun altında ezilen hiçbir polis kardeşimizi görmezden gelmemiz mümkün değildir. Türk polisi yalnız değildir. Yalnız bırakılmamalıdır. Yalnızlaştırılmamalıdır.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/mhp-lideri-bahceli-terorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:27:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/mhp-lideri-bahceli-terorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektir.jpg" type="image/jpeg" length="85316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO Başkanı Baran: '2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/ato-baskani-baran-2025-yilinda-ankaradan-slovakyaya-yaklasik-986-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/ato-baskani-baran-2025-yilinda-ankaradan-slovakyaya-yaklasik-986-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Slovakya ile gerçekleşen ticaret hacmine ilişkin, '2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Slovakya ile gerçekleşen ticaret hacmine ilişkin, '2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı' dedi. </p><p>Slovakya'nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran'ı makamında ziyaret etti. ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran'ın da yer aldığı görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konuların ele alındığı belirtildi. Türkiye'nin Slovakya'yı bağımsızlığının ardından ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Baran, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde güçlü bir zemine oturduğunu dile getirdi. Ayrıca Baran, Slovakya'nın Avrupa Birliği içinde önemli bir üretim merkezi haline geldiğini, otomotiv ve elektronik sektörlerinde dünya çapında markaların ülkede yatırım yaptığını ifade etti. </p><p>'2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İki ülke arasındaki ticaretin istikrarlı bir şekilde geliştiğini kaydeden Baran, '2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı. Slovakya, Ankara'nın en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor. Slovak turistler Türkiye'yi tercih ediyor. Özellikle Antalya ve Ege kıyıları Slovak ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu durum, ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkilerin bir göstergesidir' ifadelerine yer verdi. </p><p>'Geçtiğimiz yıl Slovakya'dan Türkiye'ye yaklaşık 270 bin turist geldi' </p><p>Türkiye ile Slovakya arasındaki ilişkilerin son dönemde önemli bir ivme kazandığını belirten Slovakya'nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic ise, 'Geçtiğimiz yıl liderlerimiz arasında imzalanan ortak beyanname ile ilişkilerimiz stratejik ortaklık seviyesine yükseldi. Bu çerçevede iş birliğimizi somut projelerle daha da güçlendirmek istiyoruz. Geçtiğimiz yıl Slovakya'dan Türkiye'ye yaklaşık 270 bin turist geldi. Halklarımız arasındaki karşılıklı ilgi ve dostluk ilişkilerin gelişimine önemli katkı sağlıyor' cümlelerine yer verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/ato-baskani-baran-2025-yilinda-ankaradan-slovakyaya-yaklasik-986-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:20:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/ato-baskani-baran-2025-yilinda-ankaradan-slovakyaya-yaklasik-986-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="98575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[RTÜK'ten Şanlıurfa'daki okula düzenlenen silahlı saldırı hakkında açıklama]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/rtukten-sanliurfadaki-okula-duzenlenen-silahli-saldiri-hakkinda-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/rtukten-sanliurfadaki-okula-duzenlenen-silahli-saldiri-hakkinda-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Şanlıurfa'da bir liseye düzenlenen silahlı saldırı hakkında bilgi kirliliğine yol açılmaması amacıyla yalnızca resmi açıklamaların esas alınması gerektiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Şanlıurfa'da bir liseye düzenlenen silahlı saldırı hakkında bilgi kirliliğine yol açılmaması amacıyla yalnızca resmi açıklamaların esas alınması gerektiğini açıkladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>RTÜK'ün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, toplumsal hassasiyetlerin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek, 'Şanlıurfa'da bir eğitim kurumunda yaşanan müessif olaya ilişkin, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca aşağıdaki hususlara hassasiyetle uyulması gerekmektedir: Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalıdır. Bilgi kirliliğine yol açmamak adına yalnızca yetkili makamların açıklamaları esas alınmalı, sağduyulu bir dil kullanılmalıdır. Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır' ifadelerine yer verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Genel</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/rtukten-sanliurfadaki-okula-duzenlenen-silahli-saldiri-hakkinda-aciklama</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:18:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/rtukten-sanliurfadaki-okula-duzenlenen-silahli-saldiri-hakkinda-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="10684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: 'Muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/bakan-tekin-muhalefetin-en-cok-elestirdigi-projelerden-bir-tanesi-fatih-projesiydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/bakan-tekin-muhalefetin-en-cok-elestirdigi-projelerden-bir-tanesi-fatih-projesiydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim alanındaki projelerden birisi olan Fatih Projesi hakkında, 'Şu anda muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi. Fatih Projesi'nden dolayı hükümeti yerden yere vurdular' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim alanındaki projelerden birisi olan Fatih Projesi hakkında, 'Şu anda muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi. Fatih Projesi'nden dolayı hükümeti yerden yere vurdular' dedi. </p><p>Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen GençTek, bilişim teknolojileri alanında çalışmalar yürüten öğrenci ve danışman öğretmenlerin desteklendiği genç bilişim ekosistemi olarak biliniyor. 'Sektörün Yeni Liderleri' sloganıyla yürütülen bu çalışma ile öğrencilerin iletişim ve iş birliği becerilerinin geliştirilmesi, sektörel farkındalık kazanmaları ve üretim süreçlerine katılmalarının amaçlandığı belirtildi. 2025-2026 eğitim öğretim yılı için Yapay Zeka Destekli Programlama, Siber Güvenlik, Oyun Tasarımı, Havacılık Sistemleri, e-Spor, E-Ticaret, Eğitim Teknolojileri, Dijital Sanatlar, Açık Kaynak, Bilişim Hukuku ve Güvenli İnternet, Dijital Yürüyüş STEM gibi 15 ayrı temanın belirlendiği ve GençTek ekipleri İl Milli Eğitim Müdürlükleri koordinasyonunda söz konusu temalar kapsamında çalışmalar yapmak üzere 54 ilde bir araya gelindiği açıklandı. </p><p>Fatih Projesi ile 60 binin üzerindeki okula fiber internet altyapısı </p><p>Bu kapsamda Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde 'GençTek Akran Öğrenme Modeli ve Genç Bilişim Ekosistemi' 2. Ankara Zirvesi' düzenlendi. Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, il koordinatörleri, çalışma grubu temsilcileri, danışman öğretmenler, öğrenciler katılım sağladı. Yaygınlaştırılması planlanan illerin de dahil edilmesiyle 63 ilden bin 200 katılımcıyla gerçekleştirilecek olan zirvede; illerde yürütülen çalışmaların paylaşılması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması; bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren öğrenci ve danışman öğretmenlerin sektörel farkındalık kazanmaları ve yeni dönem stratejilerinin belirlenmesinin hedefleneceği vurgulandı. Burada açıklamalarda bulunan Tekin, muhalefetin 2011 yılından itibaren en çok eleştirdiği politikalardan birisinin Fatih Projesi olduğunu belirtti. Bakan Tekin, Fatih Projesi ile birlikte 60 binin üzerindeki okullarda birçok fiber internet altyapısı sağladıklarını dile getirdi. </p><p>'Muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi' </p><p>Eğitim alanında geliştirilen Fatih Projesi ile birlikte, birçok okula internet götürdüklerinin altını çizen Tekin, 'Şu anda muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi. Fatih Projesi'nden dolayı hükümeti yerden yere vurdular. Bugüne kadar Fatih Projesi kapsamında 60 binin üzerindeki okulumuza, birçoğu fiber olmak üzere internet altyapısı götürdük. Bu okullarımızın büyük çoğunluğuna internet erişim hizmeti sunduk. Bu okullarımızın içinde yaklaşık 60 bin sınıfta etkileşimli tahta dediğimiz akıllı tahtalar var ve gençlerimiz, bu imkanlarla dünyanın en büyük eğitim içerik ortamlarından bir tanesi olan Eğitim Bilişim Ağı'na (EBA) erişip istedikleri her türlü uygulamayı ve eğitimi rahatlıkla izleyebilecek bir ortama kavuşturmuş durumdayız' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bunu şu anda dünyada birçok mekanizma takdir ediyor' </p><p>Fatih Projesi'ni dünya üzerindeki birçok ülkenin takdir ettiğini ve bu proje ile Türkiye'nin dünyaya yön verdiğini dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'Bunu şu anda dünyada birçok mekanizma takdir ediyor. Türkiye için dünyada neredeyse tek ülkeye tanımlaması yapılıyor. Bugüne kadar bütün bunları yaparken Fatih Projesi'nden en temel beklentimiz bu anlattıklarımız değildi. Bunları yaparak Türkiye'de yazılım gibi konularda bir sektörün oluşmasını, 'çocuklarımızın ve gençlerimizin bu konuda küçük yaşlardan itibaren üreten pozisyonda olması için neler yapabiliriz' sorusuydu. Bu anlamda şu an içinde bulunduğumuz gibi etkinliklerin yapılması ve Türkiye'de dünyaya yön verebilecek bir sektörün ortaya çıkması için biz bir altyapı çalışması olarak düşündük. Bugün geldiğimiz noktada gerek TEKNOFEST'lerle gerek robot yarışmalarımızla gerekse de yaptığımız benzeri etkinliklerimizle, dünyada eğitim içeriklerinden sağlık ve tarım uygulamalarına kadar birçok alanında benzeri etkinlikler yapan genç arkadaşlarımız var' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Eğitim</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/bakan-tekin-muhalefetin-en-cok-elestirdigi-projelerden-bir-tanesi-fatih-projesiydi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:45:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-tekin-muhalefetin-en-cok-elestirdigi-projelerden-bir-tanesi-fatih-projesiydi.jpg" type="image/jpeg" length="89973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Zengin, Gazze için SUMUD misyonuna katılıyor]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/hak-is-genel-sekreter-yardimcisi-zengin-gazze-icin-sumud-misyonuna-katiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/hak-is-genel-sekreter-yardimcisi-zengin-gazze-icin-sumud-misyonuna-katiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Gazze'deki ablukaya dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Küresel SUMUD Deniz Misyonu'na katılmak üzere yola çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Gazze'deki ablukaya dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Küresel SUMUD Deniz Misyonu'na katılmak üzere yola çıkıyor. </p><p>HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı, Denetleme Kurulu Üyesi ve Kadın Komite Başkanı Fatma Zengin, Gazze'de yaşanan insani krize dikkat çekmek ve uluslararası farkındalık oluşturmak amacıyla 2026 İlkbahar Küresel SUMUD Deniz Misyonu kapsamında İtalya'ya hareket edecek. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yıllardır Gazze halkına destek vermek için mücadele ettiklerini belirten Zengin, 'Sadece bugün değil, 50 yıldır kuruluşumuzdan bugüne Gazze halkının, Filistin halkının yanında olduk. SUMUD Filosu'yla birlikte HAK-İŞ Konfederasyonumuzu temsil etmek üzere yola çıkıyorum. SUMUD Filosu 21'inci seferini düzenlemekte. 2006 yılından beri Özgürlük Filosu, SUMUD Filosu, Mavi Marmara birçok ad altında deniz seferi düzenlenmiş durumda. Sadece 2006 yılında karaya ayak basabildi. Ancak bugün 2026 bahar SUMUD Filosu'nda en büyük SUMUD Filosu yola çıkacak' dedi. </p><p>'Gazze'yi yeniden inşa etmek için yola çıkacağız' </p><p>Yaklaşık 70 ülkeden 1000 katılımcı, 1000 aktivistle birlikte 100 tekneyle denize açılacaklarını belirten Zengin, 'Bu sefer Gazze'ye ayak basmak nasip olur. Yardımlarımızı Gazze'ye ulaştırabiliriz. Bizler SUMUD Filosu aktivistleri olarak eğitimciler, doktorlar, inşaatçılar ve birçok meslekten arkadaşımızla birlikte Gazze'yi yeniden inşa etmek için yola çıkacağız. İnşallah bu sefer kesin ateşkes olur. Geçen seferki gibi sahte bir ateşkes olmaz' şeklinde konuştu. </p><p>Zengin'e düzenlenen törende Kur'an-ı Kerim verilerek dualarla uğurlandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Genel</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/hak-is-genel-sekreter-yardimcisi-zengin-gazze-icin-sumud-misyonuna-katiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:40:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/hak-is-genel-sekreter-yardimcisi-zengin-gazze-icin-sumud-misyonuna-katiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="76445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erken menopoz kalp krizi riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/erken-menopoz-kalp-krizi-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/erken-menopoz-kalp-krizi-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menopoz dönemi, kadın sağlığında yalnızca hormonal değil, aynı zamanda kardiyometabolik açıdan da önemli değişimlerin yaşandığı bir geçiş süreci olduğuna vurgu yapan Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, 'Özellikle 40 yaş öncesinde gelişen prematür menopozun, ilerleyen yıllarda koroner kalp hastalığı riskinde artışla ilişkilidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Menopoz dönemi, kadın sağlığında yalnızca hormonal değil, aynı zamanda kardiyometabolik açıdan da önemli değişimlerin yaşandığı bir geçiş süreci olduğuna vurgu yapan Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, 'Özellikle 40 yaş öncesinde gelişen prematür menopozun, ilerleyen yıllarda koroner kalp hastalığı riskinde artışla ilişkilidir' dedi. </p><p>Menopoz geçişiyle birlikte vücut yağ dağılımı, kan lipidleri ve damar sağlığında değişiklikler görülebildiğini; bu nedenle bu dönemin kalp-damar riskinin yeniden değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komisyonu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop hormon tedavisinin kalp sağlığına etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: 'Hormon tedavisi kardiyovasküler korunma amacıyla değil, öncelikle menopoz semptomlarının kontrolü amacıyla ve uygun hastalarda düşünülmesi gerekir. Hormon tedavisi, özellikle sıcak basması ve gece terlemesi gibi yakınmaların giderilmesinde etkili bir seçenektir. Ancak her hasta için uygun değildir. Tedavi kararı verilirken hastanın yaşı, menopozdan sonra geçen süre, toplam kalp-damar riski, tromboz öyküsü, geçirilmiş inme ya da kalp krizi varlığı ve diğer eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir. Düşük kardiyovasküler risk grubunda ve menopozun erken döneminde olan uygun hastalarda tedavi daha güvenli bir çerçevede planlanabilirken, yüksek riskli hastalarda yaklaşım çok daha dikkatli olmalıdır.' </p><p>Asıl yaklaşım herkese aynı testi yapmak değil, riski doğru belirlemek </p><p>Menopoz dönemindeki kadınlarda kalp sağlığının değerlendirilmesinde 'herkese aynı test' yaklaşımının doğru olmadığını belirten Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'İlk basamakta kan basıncı, lipid profili, kan şekeri, kilo, bel çevresi, sigara durumu, aile öyküsü ve gebelik/menopoz öyküsü gibi temel verilerle toplam risk belirlenmeli. Asemptomatik her kadına rutin olarak efor testi, EKG, ekokardiyografi, karotis Doppler ya da koroner BT anjiyografi yapılması bilimsel olarak doğru bir yaklaşım değildir. Bu testler; şikâyet, muayene bulgusu, bilinen hastalık ya da orta-yüksek riskli seçilmiş hasta gruplarında klinik gerekliliğe göre planlanmalıdır. Amaç, gereksiz tetkik yapmak değil; doğru hastada doğru incelemeyi seçmektir.' </p><p>'Menopoz, kalp sağlığını yeniden ele almak için bir fırsattır' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Menopoz yakınmaları başlayan veya adet düzensizliği gelişen kadınların yalnızca jinekolojik açıdan değil, kardiyovasküler açıdan da bütüncül değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop sözlerine şöyle tamamladı: 'Bu dönemde hedef korkutmak değil, farkındalık oluşturmaktır. Menopoz; tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo yönetimi, egzersiz düzeyi ve yaşam tarzı alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi için önemli bir fırsattır. Özellikle erken menopoz öyküsü olan kadınlarda bu değerlendirme daha da önem kazanır. Düzenli takip, risk faktörlerinin erken saptanması ve kişiselleştirilmiş koruyucu yaklaşım sayesinde kadınlar menopoz dönemini daha sağlıklı ve daha güvenli şekilde geçirebilir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/erken-menopoz-kalp-krizi-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:03:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/erken-menopoz-kalp-krizi-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="23621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dev kanatlar Kızılcahamam'da görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/dev-kanatlar-kizilcahamamda-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/dev-kanatlar-kizilcahamamda-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde yaban hayatı heyecanı yaşandı. Doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, nesli koruma altındaki kara akbabaları Çeltikçi bölgesinde dev bir sürü halinde görüntülemeyi başardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde yaban hayatı heyecanı yaşandı. Doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, nesli koruma altındaki kara akbabaları Çeltikçi bölgesinde dev bir sürü halinde görüntülemeyi başardı. </p><p>Ankara'nın doğal zenginlikleriyle bilinen ilçesi Kızılcahamam, dünyanın en nadir kuş türlerinden biri olan kara akbabaların (Aegypius monachus) en önemli yaşam alanlarından biri olma özelliğini koruyor. Bölgede çalışma yapan doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, Çeltikçi mevkisinde nadir rastlanacak bir doğa olayına tanıklık etti. </p><p>30-40 tanelik dev sürü objektife yansıdı </p><p>Doğa gezisi sırasında yol kenarında beslenme odağında toplanan devasa bir grubu fark eden Demirbaş, vakit kaybetmeden deklanşöre bastı. Genellikle oldukça ürkek ve insanlardan uzak yaşayan kara akbabaların, yaklaşık 30-40 bireyden oluşan bir sürü halinde bir arada bulunması, fotoğrafçılık ve doğa gözlemi açısından büyük bir başarı olarak nitelendirildi. </p><p>'O Anları Görüntülemek Büyük Heyecandı' </p><p>Görüntüleri yakalayan doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, yaşadığı deneyimi şu sözlerle aktardı: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Çeltikçi bölgesinde yol üzerinde seyir halindeyken bu muazzam grubu fark ettim. Sayıları 40'ı bulan kara akbabalar birleşim başındaydı. Bu kadar büyük bir sürüyü bir arada görmek her fotoğrafçıya nasip olmaz. Hem bir doğasever hem de bir fotoğrafçı olarak o anları kayıt altına almak benim için büyük bir heyecandı.' </p><p>Doğanın Dev Kanatlıları Güven Altında </p><p>Kanat açıklıkları 3 metreyi bulabilen ve Avrupa'nın en büyük kuşlarından biri olan kara akbabaların Kızılcahamam'da bu kadar kalabalık bir popülasyonla görüntülenmesi, bölgedeki ekosistemin korunmuşluğuna dair de önemli bir mesaj veriyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Çevre</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/dev-kanatlar-kizilcahamamda-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:25:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/dev-kanatlar-kizilcahamamda-goruntulendi.jpg" type="image/jpeg" length="97445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li İzmir Belediyesi'nin dolandırdığı mağdurlar konuştu: '15 yıl geçmesine rağmen biz hala evlerimize kavuşamadık']]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/chpli-izmir-belediyesinin-dolandirdigi-magdurlar-konustu-15-yil-gecmesine-ragmen-biz-hala-evlerimize-kavusamadik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/chpli-izmir-belediyesinin-dolandirdigi-magdurlar-konustu-15-yil-gecmesine-ragmen-biz-hala-evlerimize-kavusamadik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu Sözcüsü Eray Uslu, İzmir Belediyesi'nin İZBETON A.Ş. üzerinden yaptığı usulsüzlüklere ilişkin, '15 yıl geçmesine rağmen biz hala evlerimize kavuşamadık' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu Sözcüsü Eray Uslu, İzmir Belediyesi'nin İZBETON A.Ş. üzerinden yaptığı usulsüzlüklere ilişkin, '15 yıl geçmesine rağmen biz hala evlerimize kavuşamadık' dedi. </p><p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON A.Ş. üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin soruşturma başlatıldı. Başlatılan soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı ve şüpheliler adliyeye sevk edildi. İzmir Belediyesi'nin, İZBETON A.Ş. üzerinden Gaziemir ilçesindeki 'Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı Projeleri' çerçevesinde 'Sınırlı Sorumlu İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi' aracılığıyla menfaat teminine ilişkin, 'zimmet', 'nitelikli dolandırıcılık', 'resmi belgede sahtecilik' ve 'denetim görevinin ihmali' suçlarına ilişkin soruşturmada, kooperatif yeni yönetim kurulunun şikayet dilekçesi, mağdur beyanları ve bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle, suç tarihlerinde İZBETON A.Ş. yetkilileri, kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri oldukları tespit edilen 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, jandarma ekiplerince 9 Nisan'da düzenlenen operasyonda şüphelilerden 9'u yakalanmış, 1'inin yurt dışında olduğu belirlenmişti. Şüpheliler arasında bulunan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da Ankara'da gözaltına alınmıştı ve tutuklanmıştı. Erkol'un, kooperatif yönetiminde 2022-2024 yılları arasında aktif görev aldığı, ihale/teklif süreçlerinde bağlantı iddialarıyla anılan ve mali usulsüzlük şüphesi bulunan dönemlerin tamamına yakınında yönetim sorumluluğu taşıyan isimler arasında bulunduğu, oğluna ait şirketin kooperatife teklif veren firmalar arasında bulunduğu iddiasının da soruşturma dosyasında yer aldığı öğrenilmişti. </p><p>Karabağlar'da da mağdurlar var </p><p>İzmir Belediyesi'nin Gaziemir ilçesinin yanı sıra Karabağlar ilçesinde de başlattığı konut projeleri ilerlemediği için evlerine kavuşamayan hak sahiplerinin mağduriyeti devam ediyor. 2011'de Karabağlar ilçesindeki Uzundere ve Yurdoğlu mahallelerinde başlattığı kentsel dönüşüm projesinin 3. ve 4. etap hak sahipleri, inşaatların yarım kalması nedeniyle konutlarına kavuşamadı. Bu kapsamda İhlas Haber Ajansı'na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Eray Uslu ve Onur Küçük, projenin yılan hikayesine döndüğünü belirterek CHP'li İzmir Belediyesi'nin 15 yıldır evlerini teslim etmediklerini belirtti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'15 yıl geçmesine rağmen biz hala kendi evlerimize kavuşamadık' </p><p>CHP'li İzmir Belediyesi'nin 15 yıl önce kendilerine imkan sunduğu evleri yapmadıklarını, 15 yıldır sürekli olarak kandırıldıklarını belirten Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu Sözcüsü Eray Uslu, 'Yıllardır yılan hikayesine dönen bu projenin yapımı için hala elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Çünkü biz 15 yıl önce İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin prestij projesine destek vererek evlerimizin yapılması için bu konuda kendilerinden destek istedik. Ama ne var ki 15 yıl geçmesine rağmen hala biz kendi evlerimize kavuşamadık. Bugün gelmiş olduğumuz noktada ise CHP Ankara İl Başkanı'nın tutuklanması, daha önceki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in tutuklanması, il başkanların tutuklanmasıyla birlikte süreç çıkılmaz bir hale geldi. Bizler bugün kentsel dönüşümün tapu sahipleri mağdurları olarak yıllardır çekmiş olduğumuz şeyi dile getirmemize rağmen, bugün CHP'den hiçbir şekilde destek görmedik. Bugün yeni kurulan kooperatif modeliyle mağdurları sayısı gün geçtikçe daha çok artıyor. Bizler yapılmayan, yılan hikayesine dönen bu işin bir an önce tamamlanmasını ve kendi evlerimize kavuşmamızı istiyoruz' diye konuştu. </p><p>'İzmir'de bu işi bitireceklerini söylediler' </p><p>Uslu, zamanında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü, kendilerine söz verdiklerini, fakat hiçbir yol kat etmediklerini dile getirerek, 'Daha önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'yla görüşmemize istinaden, daha önceki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer döneminde İzmir'de bu işin kooperatif modeliyle ele alınıp bitireceklerini söylediler. Ne var ki Tunç Bey'in siyasi ömrü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yetmedi. Yeni gelen belediye başkanı ise siyasi çıkarlar uğruna, bir rant uğruna ya da siyasi çekişmelerden dolayı Tunç Bey'i Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet etti ve şu anda cezaevinde olmasının tek sebebidir. Biz bunu böyle görüyoruz ama bizler diyoruz ki siyasi çekişmelerden uzak bir vatandaş olarak, bizleri bunlardan uzak tutup tapu sahibi olmuş olduğumuz evlerin bir an önce yapmalarını istiyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Bu kar topu, çığ gibi büyüyecek' </p><p>Kooperatif kanununa göre İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ve İZBETON A.Ş.'nin suç işlediğini vurgulayan mağdur Onur Küçük ise, 'Bu kar topu, çığ gibi büyüyecek. Burada akçeli işler var. Burada 6 tane kooperatif var. Her kooperatifin kendine göre bir yapısı var. Kooperatif kanununa göre burada suç işlenmiş. Bir an önce buradaki krizi yönetmemiz lazım. Bir an önce inşaatların başlaması lazım. Esas sorun buradaki insanların yüzde 80'inin CHP seçmeni olması. Bu durumu WhatsApp'tan birçok kişiye bildirdim. Ama bir sonuç alamadım. Siyasiler, 'İZBETON'a git, İzmir Büyükşehir Belediyesi'yle görüş' gibi sürekli böyle başından savma taktiği uyguladılar. Hatta birçoğu da beni tanır. Orada bu durumu da anlattım. İçeri alınan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da oradaydı. Sürekli bir oyalama taktiği, bir kurtulma, bir sıyrılma gibi zaman kazanmaya çalıştığını hissettim. En son tekrar genel merkeze gittim. 'Bakın dedim burada büyük maraz doğacak. Bu kar topu, çığ gibi büyüyecek. Siz siyasi olabilirsiniz, biz de vatandaşız. Biz sizi seçtik' dedim. Sonuç alınmayınca İzmir'deki arkadaşlarla birlikte şikayetler başladı. Ondan sonra Tunç Soyer içeri alındı. Ben de bu süreçte sürekli CHP portal üzerinden genel başkan yardımcılarını ve milletvekillerini darladım. 'Bakın kriz gitgide büyüyor' dedim. Beni dinlemediler' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Çevre</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/chpli-izmir-belediyesinin-dolandirdigi-magdurlar-konustu-15-yil-gecmesine-ragmen-biz-hala-evlerimize-kavusamadik</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:07:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/chpli-izmir-belediyesinin-dolandirdigi-magdurlar-konustu-15-yil-gecmesine-ragmen-biz-hala-evlerimize-kavusamadik.jpg" type="image/jpeg" length="51104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan, Memur-Sen'i ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.gordionhaber.com/bakan-isikhan-memur-seni-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gordionhaber.com/bakan-isikhan-memur-seni-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ile görüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ile görüştü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur-Sen'i ziyaret etti. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ı Konfederasyonumuzda ağırladık. Ziyaretleri vesilesiyle Vedat Işıkhan ile kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin sahadaki gerçek gündemini, acil çözüm bekleyen sorunlarını ve çalışma hayatına dair sendikal beklentilerimizi aktardık. Öncelikli olarak 4688 sayılı Kanun'da değişiklik ihtiyacını görüştük. Gündem yoğunluğundan ötelenmek durumunda kalınan 2026 Mart KPDK'sı için tarih ve yol haritasının belirlenmesini ve KPDK'nın nisan içinde toplanmasını istedik. Toplu sözleşmede hüküm altına alınan ve aksaklıklar yaşanan başta koruyucu giyim kazanımımız olmak üzere uygulamasında tereddüt yaşanan ve Bakanlığa ilettiğimiz hükümlerle ilgili görüş alışverişinde bulunduk. Görüşmede ayrıca kamu görevlilerimizin acil çözüm bekleyen taleplerine yönelik olarak ilave 1. derece ve dereceye 3600 ek gösterge verilmesi, seyyanen zam uygulaması, ilave ek ödemenin kamu görevlisi emeklilerimize de yansıtılması, vergi dilimlerindeki adaletsizliğin kalıcı olarak giderilmesi, disiplin affı, Mühendislik Meslek Kanunu, akademik zam ve YHS personelinin GİH'e geçirilmesi, kariyer uzmanlarının durumu hususları başta olmak üzere çalışma hayatına ilişkin mevcut durumu da içeren 10 konu ve 20 başlıkta kamu personel sistemi reformu önerimizi gündeme getirdik' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.gordionhaber.com/bakan-isikhan-memur-seni-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 23:05:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gordionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gordionhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-isikhan-memur-seni-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="58280"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
