Polatlı'nın Kadim Dili Frigçe

Polatlımızın kadim dili olan Frigçe, hakkında çok az şey bildiğimiz; üzerinde farklı tezlerin geliştirildiği ve birçok dil ile etkileşim halinde olan ve inanmayacaksınız ama anneden ekmeğe, dağdan, kente kadar birçok sözcüğüyle bugün hala yaşayan bir dil. Nasıl mı? Gelin birlikte bakalım.

Friglere ilişkin bilgileri genellikle çivi yazılı kaynaklarda görmekteyiz. Çeşitli Anadolu uygarlıklarının yazılı kaynaklarında bahsi geçen Frigler hakkında Macaristan ve Troya bölgesinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, Friglerin Hint-Avrupa kökenli bir toplum olduğuna işaret etmektedir. Buna göre Friglerin, Anadolu’ya Trakya bölgesinin kadim halkı Thraklar’dan (Trakyalılar) kaynaklandığı kuvvetli bir tezdir. Bu teze göre Frigler, Güney Avrupa kökenli olup, Anadolu’ya sonradan gelmiş bir kavimdir. Frigler’e Homeros’un İlyadası’nda da rastlamaktayız. Buna göre Frigler, Makedonya civarında yaşamışlardı ve Βρίγες (Vriges ya da Byrig/Brig) adıyla anılmaktaydı. Frigyalıların kökeni ve Anadolu’ya tam olarak ne zaman geldikleri konusunda farklı tezler olmakla birlikte Friglerin, bugünkü Yassıhöyük civarında Gordion (yani kent) adıyla başkentlerini kurduklarını, buranın da bugün Sakarya olarak anılan Sangarios Nehrine yakın olduğunu bilmekteyiz. Byrig/Frig adının kökeni ve anlamı konusunda farklı görüşler bulunmakta; bazı yorumlarda bu ad “hava gibi özgür” anlamıyla ilişkilendirilmektedir. Öte yandan kadim Anadolu uygarlıklarında rastladığımız ana tanrıça Kybele kelimesinin de Frigçe’de “dağ” anlamını taşıdığı belirtilmekteydi. Batı dillerinde de gördüğümüz Matar ifadesi ise anne anlamını taşımaktaydı ve aslında Kybele ‘Dağ Anne’ manasını taşımaktaydı.

Frigçe Yunanca mı?

Frig alfabesi ile erken dönem Yunan alfabeleri arasındaki yakınlık, Frigçe ile Yunanca arasındaki ilişkilerin de araştırılmasına yol açmıştır. Nitekim birçok dilbilimciye göre, Frigçe Yunancaya gerek sesletim gerekse telaffuz bakımından çok benzemekteydi ve hatta her iki dilde ortak bir dilden gelmekteydi. Her iki dilde de benzer sözcükler mevcuttu. Nitekim Yunan filozofu Platon’a göre Yunanlara benzer şekilde Frigler de ateşe ‘pir’; suya ‘idor’; köpeğe ise ‘kines’ adını vermekteydi. Bunların ötesinde en çok bilinen Frigçe sözcük ise ekmek anlamına gelen ‘bekos’ idi. Frigçede cinsiyet ve sayıya göre sözcükler farklılık göstermekteydi ve bunun dışında yalın, -i hali, -e hali ve iyelik olmak üzere ismin dört hali bulunuyordu. Frigçenin cümle yapısıysa Türkçeye benzer şekilde özne-nesne-yüklem şeklindeydi.

Öte yandan Frigçe’nin kökenine ilişkin tartışmalar kapsamında tarihçi Herodot’tan aktarıldığı şekilde, Mısır firavunu Psammetik, doğuşlarından başlayarak hiçbir dilsel uyaranla karşılaşmamış olan iki çocuğu sessiz bir ortamda iki yıl büyütmüş ve çocukların hangi kelimeyi söyleyeceğini merak etmiştir. Bu aktarıma göre bu iki çocuk hiçbir dille karşılaşmaksızın ilk olarak ‘bekos’ yani Frigçe ekmek ifadesini kullanmışlardır. Bu anlatıma göre en eski dil Frigçe’dir.

Frigçenin Yunan dili ile aynı kökenden geldiği görüşü tüm dilbilimciler tarafından kabul görmemektedir. Bu görüşe göre, Frigler sadece Yunan alfabesini kullanmışlardır ancak bu onların Yunan kökenli olduğunu göstermemektedir. Zira, Frig dilinin bugün hala tam olarak çözülememesi buna en büyük kanıttır. Nitekim Frigçenin Eski Yunancadan daha eski olduğu görüşü de hakimdir. Öte yandan, Eski Yunanca çözülüp Eski Yunan yazıtları günümüze aktarılabilirken aynı durumun Frigçe için olduğunu söyleyemeyiz. Dolayısıyla Frigçe ile Yunanca arasındaki benzerlikler önemli olmakla birlikte, bu durum Frigçe metinlerin bütünüyle çözülebilmesi için tek başına yeterli değildir. Friglerin Yunanlar ile etkileşimleri bilinen bir gerçektir ancak anlaşıldığı kadarıyla Yunanlarla başkaca da ortak bir yönü bulunmamaktadır. Dolayısıyla dilleri de özgün ya da çözülemeyen başkaca dillerle bağlantılı olsa gerektir. Bilinen bir diğer husus ise Frigçenin eski ve yeni versiyonları olduğudur. Eski ve Yeni Frigçe arasında çok bir farklılık gözlenmemiş; bir başka ifadeyle dil büyük bir değişiklik sergilememiştir. Bu da dilin başka bir dilin çok fazla etkisini görmediğini ve kendisini muhafaza ettiğini göstermektedir. Eski Frigçe İÖ 8-6.yüzyıllar arasında kullanılmış ve Yunan alfabesi dışında bir alfabeyle yazılmıştır. Yeni Frigçe ise Roma Dönemi'nde gördüğümüz bir dil olmakla beraber Eski Yunan (Grek) alfabesiyle yazılıdır. Ancak biraz önce ifade edildiği üzere Yunanca ile benzer sözcükler haricinde çok ciddi bir ortaklığı yoktur ve alfabesi değişse de dilde çok önemli farklılaşmalar olmadığı gözlenmektedir. Görüleceği üzere Frigçe yazılı kaynaklar henüz çözülemediğinden ve anlaşılamadığından Frigçeyi belli varsayımlar haricinde başka bir dil ile bağlantılandıramıyoruz. Kimi dilbilimciler ise Frigçenin Ermenice, Arnavutça, Trakça ve Makedonca ile akraba olduğunu savunmuştur. Frigçe çoğunlukla sağdan sola doğru bazen de soldan sağa doğru yazılmıştır. Yunan alfabesinden önceki Eski Frigçe alfabede 17 çekirdek harf, 5 kısa ünlü (i, u, e, o, a) ve dört uzun ünlü (ī, ū, ō, ā) ile değerleri belirsiz bazı ek işaretler bulunduğu da aktarılmaktadır. İlginç bir başka tez olarak Frigçenin Latince ile de ortak yönleri olduğu tezi ileri sürülmüştür. Örneğin Frigçe ‘addaket’ yani ‘etkiledi’ ifadesi Latince “affecitkaka/kako (kakafoni yani kötü ses gibi) Frigçede ‘kako’ olarak bildiğimiz ön ek de dahildir.

Yaşayan Frigçe

Bu sözcükler arasındaki benzerlikler, Frigçeden günümüz dillerine doğrudan bir aktarım olduğu anlamına gelmeyebilir; bazı örnekler Frigçe ile diğer Hint-Avrupa dillerinin ortak veya yakın kökleri üzerinden de açıklanmaktadır. Bugün anlamını çözebildiğimiz çok az sayıda Frigçe sözcük var ve bunların birçok dilde benzer karşılıklarını görebiliyoruz. Biraz önce ifade ettiğimiz gibi ‘matar’ sözcüğü başta İngilizce ‘mother’ sözcüğü olmak üzere batı dillerinde yaygınlıkla kullanılıyor. Keza ‘onoman’ yani ad-isim sözcüğü de Latince ‘nomen’, Yunanca ‘onoma’, İngilizce ‘name’ olarak kullanılıyor ve birçok dilde de buna benzer (Almanca ‘name’ ya da Felemenkçe ‘naam’, Fransızca ‘nom’ vb.) kullanımlara sahip. Frigçe sakal anlamına gelen ‘azena’ bugünkü Britanya’nın bir dili olan Galcede çene anlamını taşıyan ‘gen’ kelimesinde yaşıyor. Ekmek anlamını taşıyan Frigçe “bekos” ile Arnavutça “bukë” gibi bazı Hint-Avrupa dillerindeki benzer sözcükler arasında çeşitli etimolojik ilişkiler kurulmuştur. Bununla birlikte bu tür benzerliklerin doğrudan Frigçeden diğer dillere geçtiği anlamına gelmediğini belirtmek gerekir. Taşımak anlamındaki ‘ber’ ise İngilizcede ‘bear’; Ermenicede ‘berem’ ile ifade ediliyor. Yine Batı dillerinde erkek kardeş ya da birader anlamına gelen ‘brater’ kelimesi de Frigçe. Kırmak anlamına gelen ‘breit’ İngilizcede ‘break’ ile karşılanırken; kirpi anlamına gelen ‘eziş’, Baltık dilleri olan Letonyaca ve Litvanyacada ‘ezis’ ya da ‘ezys’ şeklinde kullanılıyor. Hepimizin bildiği ‘gordion’ sözcüğü ‘kent’ anlamına geliyor ve Eski Kilise Slavcasında ‘grad’ ile karşılanmış ve halen Slav dillerinde bu şekilde kullanılıyor. Eski Hintçede ise ‘grdha’ şeklinde. Beş anlamına gelen ‘pinke’ Litvanyacada ‘panki’ iken; için anlamına gelen ‘pour’ Fransızcada yine ‘pour’ İtalyancada ‘per’ şeklinde kullanım buluyor. İnsan anlamını taşıyan ‘zamelos’ ise Grekçede ‘chamelos’; Eski Slav dilinde ‘zemlja’ şeklinde.

Elimizde çok bulgu olmasa da bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Kökenini tam olarak bilemediğimiz; hatta Homeros’un Firavunun yaptığı örnekte en eski dil olarak tanımlanan Frigçe, birçok dilde hayat bulmaya devam ediyor; biz bu gerçeğin farkında olmasak dahi. Evet elimizde aslında tarihin köklerini anlatan inanılmaz bir hazine var. Yassıhöyük’teki tüm o tümülüslerin, höyüklerin içinde belki de insanlığın en eski dili ya da dillerinden biri yatıyor; bugünkü onlarca dile can veren bir dil. Bize kim bilir neler anlatıyorlar her ne kadar bizler günlük hayatın gailesi içinde işitmesek de. Acaba Frigleri ve dillerini yeniden mi düşünsek ne dersiniz Polatlılılar?

FRİG ALFABESİ (İkinci Sırada Görülüyor) Yunan ve Lidya Alfabesi ve Bugünkü Alfabeye Yakınlığına Dikkat Edin!

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Aksan, Doğan (2009). Her Yönüyle Dil. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Avram, A. (2016). Zur Bezeichnung des Grabes und der Grabanlagen im Phrygischen. PHILIA, Suppl. 1, 122-133. https://izlik.org/JA94TJ75EX

Bilge Umar (2008). Phrygia. İstanbul: İnkılâp Yayınları.

Brian, J.K. & Fritz, M.J. (2018) (ed.) Handbook of Comparative and Historical Indo-European Linguistics. Berlin: Deutsche Nationalbibliothek The Deutsche Nationalbibliothek

Bülbül, C. (2009). Eski Anadolu Tarihinde Frigler. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 1(27), 79-95. https://izlik.org/JA29WL26RL

Herodotos (2012). Tarih. M. Ökmen, (çev.), İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Kaya, M. A., (2018). Türkiye’nin Eskiçağ Tarihi, C. II, İstanbul: Bilge Kültür Sanat.

Memiş, E. (2020). Frig Göçlerinin Zamanı Üzerine Bazı Öneriler. Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi. 7 (3): 1914-1930. Doi:10.46868/atdd.43

Taşdelen, M. M. (2020). Friglerin Sosyal-Ekonomik Yapısı, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, Yayımlanmamış Lisans Bitirme Tezi.